İstifa Eden İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?
İstifa Eden İşçi Kıdem Tazminatı alabilmesi, işçinin istifa gerekçesine ve ilgili yasal düzenlemelere bağlı olarak farklılık gösterebilir…

İstifa Eden İşçi Kıdem Tazminatı alabilmesi, işçinin istifa gerekçesine ve ilgili yasal düzenlemelere bağlı olarak farklılık gösterebilir…

İş kazası tazminat davası, hem işçinin hem de işverenin sorumluluklarını kapsayan hukuki bir süreçtir; bu nedenle, öncelikle iş kazasının ne olduğu ve konunun hukuki boyutlarının iyi anlaşılması gerekir.

Yardım nafakası, belirli derecede kan hısımlarının birbirlerine karşı yaşam giderlerinin karşılanması amacıyla ödediği bir nafaka türüdür.

İştirak nafakası, velayeti kendisinde bulunan anne veya babanın, velayet hakkına sahip olmayan diğer ebeveynden müşterek çocuğun bakım, eğitim, sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik giderlerin karşılanması için talep ettiği bir nafaka türüdür.

Tedbir nafakası, boşanma davası sırasında yargılama bitene kadar ihtiyacı olan eşin bakım, geçim ve varsa müşterek çocuğun bakımı ile korunması için alınan bir geçici önlemdir.

Yoksulluk nafakası, evlilik birliğinin boşanma yoluyla sona ermesinde daha az kusurlu olan ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan eşin diğer eşten talep edebileceği ve mahkeme kararı ile verilmesine karar verilen bir nafaka türüdür.

Nafaka davası, boşanma davası sırasında veya boşanma kararı verilmesinden sonra eşlerden birinin diğer eşten nafaka talebinde bulunduğu bir davadır. Boşanma davası ile birlikte nafaka talebinde bulunulmamış olunması sonradan nafaka talebinde bulunmaya engel değildir. Bu nedenle boşanma kararının kesinleşmesinden sonra dahi eşlerden biri nafaka talebinde bulunabilir.

Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası Türk Medeni Kanunu’nun 165. Maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir:
“Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir”

Pek kötü ve onur kırıcı davranış veya hayata kast nedeniyle boşanma davası, Türk Medeni Kanunu’nun 162. Maddesinde “eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.” şeklinde düzenlemeye sahiptir.

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası birlikte mülkiyet halinden ferdi mülkiyet haline geçişi sağlayan bir dava türüdür. Paydaşlar arasındaki ortaklık, aynen taksim suretiyle veya satış suretiyle sonlandırılabilir.