Kamulaştırmasız El Atma – Kamulaştırmasız El Atma Davaları

Kamulaştırmasız El Atma

Kamulaştırmasız el atma, idarenin herhangi bir kamulaştırma işlemi yapmadan özel mülkiyete konu bir taşınmazı fiilen kullanmaya başlaması durumudur. Kısaca tanımladığımız kamulaştırmasız el atma hakkında aşağıda daha detaylı bilgiler bulacaksınız.

1. Kamulaştırmasız El Atma Nedir ?

Kamulaştırmasız El Atma

Kamulaştırmasız el atma, idarenin özel mülkiyete tabi bir taşınmaza, kamulaştırma işlemi yapılmaksızın veya kamulaştırma işlemlerini tamamlamaksızın, fiilen ve sürekli olarak (veya fiilli olmasa dahi hukuki bir kararla) el koymasıdır.

09.06.2010 tarihli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu‘nın vermiş olduğu 2010/651 K. sayılı karara kadar kamulaştırmasız el atmadan söz edebilmek için fiili el koyma bir ön şart idi. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu vermiş olduğu karar ile, özel mülkiyete tabi taşınmazın imar planı ile kamusal alan olarak belirlenmesine karşın idare tarafından imar programına uzun yıllarca alınmaması ve bu nedenle taşınmazın atıl durumda kalması halinde de kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olacağını belirtmiştir.

Buna göre, imar planının hayata geçirilmeyerek idarenin pasif davranışı sebebiyle, taşınmazın uzun yıllarca bekletilmesi özel mülkiyete yönelik bir müdahale olarak nitelendirilmektedir. Nitekim idare tarafından imar planı içerisinde bulunan taşınmazın 5 yıllık imar programı süresi içinde kamulaştırılması gerekmektedir. Aksi halde kamulaştırmasız el atma gündeme gelecektir.

Kamulaştırmasız el atma, kamu idaresi tarafından ya doğrudan müdahale yoluyla gerçekleştirilen fiili el atma şeklinde ya da imar planı gibi düzenlemelerle ortaya çıkan hukuki el atma biçiminde ortaya çıkabilir.

2. Fiili El Atma Nedir ?

Fiili el atma, idare tarafından herhangi bir hukuki işlem teslim edilmeksizin özel mülkiyete tabi taşınmazı üzerindeki mülkiyet hakkının doğrudan fiili bir eylemle ihlal edilmesidir. Kamulaştırmasız el atmanın bu türünde idare tarafından herhangi bir hukuki işlem gerçekleştirilmemekte, imar planı sonucu taşınmazın statüsüne dair herhangi bir değişiklik yapılmamakta idare tamamen fiili bir eylemle taşınmazın kullanım hakkına yönelik müdahale etmektedir. Örneğin belediye tarafından özel mülkiyete tabi bir taşınmazın otoparka çevrilmesi fiili el atmadır.

3. Hukuki El Atma Nedir ?

Yukarıda belirtildiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2010 yılında vermiş olduğu karara değin kamulaştırmasız el atmadan söz edebilmenin ön şartı idare tarafından özel mülkiyete yönelik fiili bir el atmanın bulunmasıydı. Buna karşın 2010 yılında verilen karar sonucu fiili el atma söz konusu olmasa dahi idarenin pasif davranışı nedeniyle özel mülkiyet hakkının ihlal edilebileceği belirtilerek hukuki el atma kavramı geliştirilmiştir.

Hukuki El Atma

Hukuki El Atma

İdare tarafından düzenlenen imar planı sonucu özel mülkiyete tabi taşınmazın, kamusal alana dahil edilmesi nedeniyle yapılaşmasına müsaade edilmemesi ve imar planının uzun yıllar hayata geçirilmemesinden ötürü mülkiyet hakkının ihlal edilmesine hukuki el atma denir.

İdare uzun yıllar boyunca imar planını hayata geçirmeyerek taşınmazın atıl kalmasına yol açmakta ve aynı zamanda hukuki el atmanın sonucu olarak taşınmazın bedelini ödememektedir. Bu durumda taşınmaz malikleri, bir yandan kamusal alana tabi tutulmuş olması nedeniyle yapılaşmasına izin verilmeyen taşınmazlarından istifade edememekte, diğer yandan ise taşınmazlarının bedelini idareden tahsil edememektedir.

İşte bu durumda, hukuki el atma suretiyle kamulaştırmasız el atmanın gerçekleştiği Yargıtay tarafından hükme bağlanmış, ilgililerin mülkiyet hakkının idarenin pasif davranışı sonucu ihlal edildiği belirtilmiştir. Bunun sonucunda ise malikler tarafından, hukuki el atma nedeniyle bedel davası açılabilecektir.

Nitekim 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10. Maddesinde yer alan hüküm ile ilgili kurumların sorumlulukları belirtilmiştir:

“Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır.

Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar”

Yine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu‘nun ek 1. Maddesi uyarınca da malikin, idare tarafından el atılan mülkiyeti hakkında kamulaştırılmasını veya mülkiyet hakkının kısıtlanmasına yol açan imar planının değiştirilmesini talep edebileceği belirtilmiştir.

4. Kamulaştırmasız El Atma Şartları

Kamulaştırmasız el atmadan bahsedilebilmesi için bazı unsurların bir arada bulunması gerekmektedir. Bu unsurlar:

  • Özel mülkiyete tabi bir taşınmaza idare tarafından hukuki veya fiili el atmada bulunulması
  • El atmada bulunan idarenin kamulaştırma yetkisine sahip bulunması
  • El atmanın kamu hizmeti amacıyla gerçekleştirilmiş olunması
  • Malikin mülkiyet hakkının süreklilik arz edecek biçimde zedelenmiş olması
  • İdare tarafından özel mülkiyete tabi taşınmazın bedelinin ödenmemiş olması
  • Hukuki el atmada imar planı ile taşınmazın kamusal alana tabi tutulması ve idare tarafından pasif davranışlarla taşınmazın atıl durumda kalması

5. Kamulaştırmasız El Atma Davaları

Kamulaştırmasız El Atma Davaları

Kamulaştırmasız el atma durumlarında hak sahiplerinin başvurabileceği hukuki yollar, müdahalenin niteliğine göre farklılık göstermektedir. Uygulamada genellikle iki ana dava türü öne çıkar: fiili el atma davaları ve hukuki el atma davaları. Kamulaştırmasız el atma davası olan bu her iki dava türü de mülkiyet hakkının ihlali karşısında hak arama imkânı sunarken, dayandıkları hukuki sebepler ve yargı süreçleri bakımından birbirinden ayrılır. Aşağıda her iki duruma göre açılabilecek kamulaştırmasız el atma davalarına değinilmiştir.

5.1. Fiili el atma nedeniyle açılabilecek davalar

Fiili el atma halinde malikin açabileceği davalar el atmanın önlenmesi davası, kamulaştırmasız el atma davası ya da diğer adıyla bedel davası ve ecrimisil davasıdır.

5.1.1. El atmanın önlenmesi davası

El atmanın önlenmesi, diğer adıyla müdahalenin men’i davası mülkiyet hakkına karşı hukuka aykırı biçimde gerçekleştirilen saldırının önlenmesi amacıyla malik tarafından açılan bir dava türüdür. Malik açmış olduğu bu dava ile mahkemeden mülkiyet hakkına yönelik gerçekleştirilen ihlalin sona erdirilerek mülkiyetin dokunulmazlığının sağlanmasını talep etmektedir. İşte fiili el atma halinde de idare tarafından hukuka aykırı biçimde malikin mülkiyet hakkı ihlal edilmektedir.

Malik bu ihlal nedeniyle idareye karşı açmış olduğu el atmanın önlenmesi davası ile ihlal durumunu sona erdirmeyi amaçlamaktadır. Nitekim Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesinde “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı… her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir.” denmek suretiyle malikin el atma davası açma hakkı belirtilmiştir.

5.1.2. Bedel davası

Bedel davası diğer adıyla kamulaştırmasız el atma davası idarenin kamulaştırma işlemi gerçekleştirmeksizin el attığı taşınmazın malikinin açmış olduğu karma nitelikli bir davadır. Bu dava ile malik el atılan taşınmazının bedelini idareden talep etmekteyken karşılığında ise taşınmazın mülkiyet hakkının idareye geçişi sağlanmaktadır. Mahkemece verilen karar ile taşınmazın mülkiyetinin idare adına tescili ve karşılığında uygun görülen bedelin malike ödenmesine hükmedilmektedir.

5.1.3. Ecrimisil davası

Ecrimisil davası haksız işgal nedeniyle malikin işgalciden uğramış olduğu zararın tazminini talep ettiği bir davadır. Önemle belirtmek gerekir ki, ecrimisil davasında zamanaşımı 5 yıl olup malikin bu süreye riayet etmesi önemlidir.

5.2. Hukuki el atma nedeniyle açılabilecek davalar

Hukuki el atma davası, idarenin özel mülkiyete tabi taşınmazı kamusal alana tabi tutması, ancak buna dair imar planını uzun yıllar boyunca hayata geçirmeyerek taşınmazın atıl kalmasına yol açmış olduğu dava türüdür. Bu davalar imar planının iptali davası, imar planının değiştirilmesi davası, ve tam yargı davasıdır.

5.2.1. İmar planının iptali davası

İmar planının kamusal yarara uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Malik tarafından idarenin kamusal yarara uygun biçimde hareket etmediğinden hareketle imar planının iptaline dair dava açılabilir. İmar planının iptali davasını açabilecek kişi güncel ve meşru bir menfaatin bulunduğu kimsedir. İşte bu nedenle imar planı sonucu mülkiyet hakkı kısıtlanacak olan malik güncel bir menfaatinin bulunması ve idarenin kamusal yarara uygun hareket etmediğinden hareketle imar planının iptali için dava açabilecektir.

5.2.2. İmar planının değiştirilmesi davası

İmar planı sonucu mülkiyeti etkilenen malik imar planına karşı süresi içinde imar planının değiştirilmesi talebinde bulunabilir. Malik bu dava ile mülkiyeti kendisinde bulunan taşınmazın imar planındaki statüsünün değiştirilmesini talep edebilir. Önemle belirtmek gerekir ki malikin bu davayı açmadan önce idareye başvuruda bulunması yasal zorunluluktur.

5.2.3. Tam yargı davası

İmar planının idare tarafından hayata geçirilmemesi ve idarenin pasif eylemleri sonucu mülkiyet hakkı zedelenen kimseler tam yargı davası ile zararlarının tazminini isteyebilirler.

6. Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Uzlaşma

05.04.2019 tarihli Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu iptal kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarındaki bazı şartlar kaldırılmıştır. Verilen karar sonucu maliklerin el atma nedeniyle idareye karşı açacağı tazminat davalarında uzlaşma başvurusunda bulunması şartı ortadan kaldırılmıştır.

7. Kamulaştırmasız El Atma Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme

Yetkili mahkeme el atmanın gerçekleştiği taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Görevli mahkeme ise eğer kamulaştırmasız el atma fiili el atma ise asliye hukuk mahkemeleri iken hukuki el atmalarda ise idare mahkemeleri görevli mahkemelerdir.

8. Kamulaştırmasız El Atma Zamanaşımı

Kamulaştırmasız el atma taşınmazın mülkiyet hakkına ilişkin bir davadır. Dolayısıyla kamulaştırmasız el atma davasında zamanaşımı bulunmamaktadır.

Av. Ramazan Bayram