
Ziynet eşyalarının evlilik süresince kim tarafından muhafaza edildiği ve evlilik birliğinin sona ermesi hâlinde kime ait sayılacağı hususu uygulamada sıklıkla uyuşmazlık konusu olmaktadır. Özellikle boşanma sürecinde taraflar arasında ortaya çıkan mülkiyet ihtilafları, ziynet eşyalarının iadesi davası yoluyla yargı mercileri önüne taşınmakta ve eşyaların aynen iadesi ya da bedelinin tahsili talep edilebilmektedir.
1. Ziynet Eşyası Nedir?
Ziynet eşyası evlilik nedeniyle gelin veya damada verilen ve maddi değeri olan hediyelerdir. Bu kapsamda bilezik, kolye, küpe, yüzük, gerdanlık, set takımlar ve benzeri değerli takılar ziynet eşyaları arasında yer almaktadır.
Ziynet eşyaları Medeni Kanun’da açık bir tanıma sahip olmamakla birlikte yargı içtihatları ve uygulama kapsamında evlilik birliği kurulmadan önce düğünde eşlere takılan ve maddi değeri olan hediyelerdir. Genel anlamda düğünde takılan ve maddi değeri olan tüm hediyeler ziynet eşyası kapsamında değerlendirilir.
2. Düğün Takıları Nelerdir?
Düğün takıları, hukuki açıdan ziynet eşyaları kapsamında değerlendirilmekte olup özellikle boşanma davaları, mal rejimi tasfiyesi ve iade talepleri bakımından büyük önem taşımaktadır. Türk hukukunda düğün sırasında takılan altın, bilezik, kolye, yüzük ve benzeri değerli eşyalar çoğunlukla ziynet eşyaları niteliğinde kabul edilmekte ve kime takıldığı, kim tarafından verildiği ile kullanım amacı dikkate alınarak hukuki statüsü belirlenmektedir.
Düğün takılarının hukuki önemi, özellikle boşanma davasında iade davalarına konu olabilmesinden kaynaklanmaktadır. Eşlerden biri, kendisine ait ziynet eşyalarının diğer eşte kaldığını iddia ederse, bu eşyaların iadesini veya bedelini talep edebilir. Eşlerin talep edebileceği düğün takıları altın, para, kolye, yüzük, küpe vb maddi değeri olan takılar olabilir.
3. Ziynet Eşyalarının İadesi Davası Nedir?
Ziynet eşyalarının iadesi davası, boşanma davası sonucu evlilik birliği sona eren eşler arasında açılan ve düğünde takılan takıların iadesini amaçlayan bir davadır. Dava ile kendisine ait olmayan takıları elinde bulunduran eşten takıları iade etmesi istenir. Davanın kabul edilebilmesi için ziynet eşyalarının varlığı, kime takıldığı, kim tarafından muhafaza edildiği ve karşı tarafın bu eşyaları elinde bulundurduğu hususlarının ispatlanması gerekir.
Ziynet eşyalarının iadesi davası, mal rejiminin tasfiyesinden bağımsız bir nitelik taşır ve ayrı bir hukuki talep olarak ileri sürülebilir. Bu yönüyle dava, sadece ekonomik bir alacak niteliği taşımamakta, aynı zamanda evlilik süresince kadına ait olduğu kabul edilen ziynet eşyalarının korunmasına yönelik bir hukuki güvence işlevi görmektedir.
4. Düğünde Takılan Takılar Kime Aittir?
Düğünde takılan takıların kime ait olduğuna dair Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024/2402 sayılı kararı ile kimi ilkeler belirlenmiştir. Buna göre taraflar arasında anlaşma var ise düğün takılarının kime ait olacağı söz konusu anlaşmaya göre belirlenir. Taraflar arasında anlaşmanın bulunmaması halinde örf ve âdet gereği düğün takılarının kime ait olduğu kabul ediliyorsa ona ait olacaktır. Taraflar arasında anlaşma yoksa ve örf ile adet düğün takılarının kime ait olduğunu belirlemiyorsa bu durumda düğünde takılan takılar kime takılmış ise ona ait olur. Buna karşın cinse özgü takılan takılar o cinse ait olacaktır. Örneğin erkek kol saati takılmış ise bu takı kocaya ait olacaktır.
5. Ziynet Eşyalarının İadesi Davası İspat
Ziynet eşyalarının iadesi davasında ispat yükü, kural olarak davacı üzerinde olup, davacı ziynet eşyalarının varlığını, kendisine ait olduğunu ve davalı tarafından alıkonulduğunu hukuka uygun delillerle ortaya koymak zorundadır. Bu dava türünde ispat, soyut iddialara değil, somut ve inandırıcı delillere dayanmalıdır; zira ziynet eşyaları çoğu zaman kayıtlı bir mal niteliği taşımadığından, ispat bakımından özellikle tanık beyanları ve olayın özellikleri büyük önem arz etmektedir.
Uygulamada düğünde takılan ziynet eşyaları bakımından, düğün fotoğrafları, videolar, takı törenine ilişkin görüntüler, tanık anlatımları ve düğünde kim tarafından kime takıldığını gösteren beyanlar önemli delil niteliği taşır. Ayrıca ziynet eşyalarının evlilik süresince kim tarafından muhafaza edildiği, ortak kasada mı yoksa kişisel kullanımda mı bulunduğu gibi hususlar da mahkemece değerlendirilir.
6. Boşanma Davasından Sonra Ziynet Eşyalarının İadesi Davası
Ziynet eşyaları boşanma davası sırasında istenebileceği gibi boşanma davasından sonra da ziynet eşyalarının iadesi talep edilebilir. Türk hukukunda ziynet eşyalarının iadesi davası, boşanma davasından bağımsız nitelikte bir dava olup, boşanma kararı kesinleştikten sonra ayrı bir dava konusu yapılabilir. Bu nedenle, boşanma davası sırasında ileri sürülmemiş olsa bile, daha sonra açılacak bir dava ile ziynet eşyaları talep edilebilmektedir. Ancak boşanma davasından sonra ziynet eşyalarının iadesini isteyen tarafın, dava zamanaşımı ve hak düşürücü süreler bakımından dikkatli olması gerekir.
7. Ziynet Eşyaları Mal Rejiminin Tasfiyesine Tabi Midir?
Ziynet eşyaları kural olarak mal rejiminin tasfiyesine tabi değildir. Mal rejiminin tasfiyesinde esas olan, eşlerin edinilmiş mallarının paylaşılmasıdır. Ancak ziynet eşyaları, niteliği gereği kişisel mal sayıldığından, edinilmiş mal rejimine dahil edilmez. Yargıtay içtihatları da düğünde kadına takılan ve onun kullanımına bırakılan ziynet eşyalarının kişisel mal olduğunu, bu nedenle mal rejimi tasfiyesinde paylaşım dışı bırakılması gerektiğini kabul etmektedir.
8. Ziynet Eşyalarının İadesi Davası Zamanaşımı
Boşanmada ziynet eşyalarının iadesi davası 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı süresi boşanma davasında boşanma kararının kesinleşmesi ile başlar. Ziynet eşyalarının aynen iadesi için ise herhangi bir zamanaşımı öngörülmemiştir. Ancak ziynet eşyalarının aynen iadesinin mümkün olmadığı durumda davacı ziynet eşyalarının bedelinin ödenmesini talep etmesi gerektiği için 10 yıllık zamanaşımı süresine uygun davranmalıdır.



