Kiracının Tahliyesi – Kiracı Nasıl Tahliye Edilir? 2026

Kiracının Tahliyesi

İçindekiler

1. Kiracı Nasıl Tahliye Edilir?

Kiracının tahliyesi, tahliye davası yoluyla, bildirim yapılarak kira sözleşme feshiyle veya ödenmeyen kira bedeli nedeniyle tahliye talepli icra takibi açılması sonucu tahliye edilebilir. Aşağıda bu yollar sırasıyla ele alınacaktır.

2. Tahliye Davası Nedir?

Tahliye Davası

Tahliye davası, kiraya veren tarafından açılan ve kiracıyı kiralanandan tahliye ettirmeyi amaçlayan bir dava türüdür. Bu dava kiraya verenden kaynaklanan sebeplerle açılabileceği gibi kiracıdan kaynaklı sebeplerle de açılabilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 350. ve devamındaki maddelerde tahliye davasının nedenleri belirtilmiştir. Kanunda dava nedenleri sınırlı sayıda olacak şekilde belirtilmiş olup, kanunda sayılan haller dışında kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin kiracı aleyhine bir düzenleme yapılamaz. Nitekim açılacak tahliye davasının da kanunda sayılan sebeplerden birinin varlığına dayanması gerekmektedir.

3. Tahliye Davası Nedenleri Nelerdir?

Tahliye davası yukarıda belirtildiği gibi kiraya verenden kaynaklı sebeplerle veya kiracıdan kaynaklı sebeplerle açılabilir. Kiraya verenden kaynaklı tahliye davası nedenleri; kiraya verenin kiralanana ihtiyacının bulunması, kiralananın yeniden inşa veya imar gereksiniminin bulunması şeklindedir. Kiracıdan kaynaklı tahliye davası nedenleri ise; kiracı tarafından kiralananın belirli bir tarihte boşaltılmasının vaat edildiği tahliye taahhütnamesine imza atılmış olunması, kiracı tarafından kira bedelinin ödenmemesi sonucu kiraya verenin iki haklı ihtar çekmiş olması veya kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunması nedeniyle şeklindedir.

3.1. İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davası

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası, kiraya verenin, kiralanana kendisi veya kanunda sayılan yakınlarının ihtiyacının bulunması nedeniyle açmış olduğu ve kiralananın boşaltılmasını talep ettiği bir davadır. Burada kiracı kendi üzerine düşen bütün borçları düzenli biçimde yerine getirse ve kira sözleşmesinin koşullarına uysa bile kiraya veren ihtiyaç durumunu ileri sürerek kiracı tahliye davası açabilir. İhtiyaç sebebiyle tahliye davası, konut veya işyeri ihtiyacının bulunmasından kaynaklı olabileceği gibi, yeni malikin ihtiyacı nedeninden de doğabilir.

3.1.1. Konut veya İşyeri İhtiyacı Nedeniyle Tahliye Davası

Türk Borçlar Kanunu’nun 350/1. maddesi uyarınca, kiraya veren kişi, kiralanan mülkü kendisi, eşi, çocukları, anne-babası (altsoyu ve üstsoyu) ya da yasal olarak bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da iş yeri ihtiyacı doğduğu takdirde; belirli süreli kira sözleşmelerinde sürenin bitiminde, belirsiz süreli sözleşmelerde ise kanunda belirtilen fesih süresi ve bildirim koşullarına uyarak, kira ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde dava açmak suretiyle sözleşmeyi sona erdirebilir ve kiracının tahliyesi yolu açılır.

Burada dikkat edilmesi gereken konu, konut veya işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye davasının kişi şartı, ihtiyaç şartı ve süre şartına uyularak açılmasıdır.

Kişi Şartı

Kiralanan taşınmazın konut veya işyeri olarak kullanılmasına ihtiyaç duyan kişilerin; kiraya veren veya kira verenin üst soyu, altsoyu, eşi veya kanun gereği kiraya verenin bakmakla yükümlü olduğu kimselerden olmasıdır. Üst soy kiraya verenin anne baba anneanne babaanne ve onların üst soylarını ifade eder. Altsoy ise kiraya verenin, çocuk torun torunun çocuğu gibi altsoyunu ifade etmektedir. Kiraya verenin bakmakla yükümlü olduğu kimseler ise Türk Medeni Kanunu’nun 364. Maddesi uyarınca kardeşleridir.

İhtiyaç Şartı

Konut veya işyeri ihtiyacı nedeniyle kiracının tahliyesinde bir diğer dava açma şartı da, kiralanana yukarıda belirtilen kişiler tarafından ihtiyaç duyulmasıdır. İhtiyaç halinin samimi olması, zorunlu olması ve gerçek olması şarttır. Kiralanana duyulan gereksinimin samimi olup olmadığı hakim tarafından takdir edilecektir.

Süre Şartı

İhtiyaç nedeniyle açılacak tahliye davalarında dikkate alınması gereken son ve önemli koşul süre şartıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesinin son fıkrasına göre, kiraya verenin bu gerekçeyle dava açabilmesi; belirli süreli kira sözleşmelerinde sözleşme süresinin sona ermesini takiben, belirsiz süreli kira sözleşmelerinde ise kanunda belirtilen fesih dönemlerine ve fesih bildirimi için öngörülen süre kurallarına uygun hareket edilmesiyle mümkündür. Bu şartlara uygun olarak belirlenen tarihten itibaren kiraya verenin, bir ay içinde mahkemeye başvurması gerekir.

Bu düzenleme, kiraya verenin, ihtiyaç sebebiyle kiracının tahliyesi talebini yasal süre içinde ve usule uygun şekilde gündeme getirmesini zorunlu kılmaktadır. Sonuç olarak, ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açılacaksa; belirli süreli kira ilişkilerinde sürenin sona erdiği tarihten itibaren, belirsiz süreli sözleşmelerde ise yasal fesih süresinin dolduğu tarihten başlayarak en geç bir ay içinde dava açılmalıdır.

3.1.2. Yeni Malik İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası

Kiracının Tahliyesi & Tahliye Davası

Türk Borçlar Kanunu’nun 351. Maddesinde yeni malik eğer ki kiralanana kendisi, eşi, üst soyu veya alt soyu ile kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kimseler için ihtiyaç duymaktaysa tahliye davası açma hakkına sahiptir. İhtiyaç nedeniyle tahliye davası açmak isteyen yeni malikin davayı, kiralanan taşınmazı edinmesinden itibaren bir aylık süre içinde kiracıya yazılı olarak durumu bildirmeli ve bildirimden itibaren altı ay sonra açacağı dava ile tahliye talebinde bulunmalıdır.

Bununla birlikte yeni malik dilerse tahliye davasını, kira sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir aylık süre içinde açacağı dava yoluyla da gerçekleştirebilir. Yeni malik ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilmesinin şartları kanunda açıkça belirtildiği gibi yeni bir malikin bulunması, yeni malik veya kanunda sayılı yakınlarının kiralanana ihtiyacının bulunması ve belirtilen süreye uyarak davayı açmış olmasıdır.

3.2. Yeniden İnşa veya İmar Nedeniyle Kiracının Tahliyesi

Kiraya veren, kiralanan taşınmaz üzerinde kapsamlı bir yeniden inşa ya da imar çalışması yapma zorunluluğu doğduğunda ve bu kapsamda gerçekleştirilecek esaslı tadilat, genişletme veya yapı değişiklikleri kiralananın mevcut haliyle kullanılmasını olanaksız kılıyorsa, bu durumu gerekçe göstererek tahliye talebinde bulunabilir. Özellikle yapının fiziksel ömrünü tamamlaması, depreme karşı güçlendirilmesi zorunluluğu ya da kentsel dönüşüm gibi nedenlerle yapılacak kapsamlı inşaat faaliyetleri, kiralananın mevcut haliyle kullanılamayacak duruma gelmesine neden olabilir. Bu tür durumlarda kiraya veren, mahkemeye başvurarak kiracının tahliyesi için dava açma hakkına sahiptir.

Tahliye davası açılabilmesi için kira sözleşmesinin türüne göre belirli usul kurallarına uyulması gerekir. Belirli süreli kira sözleşmelerinde, sözleşme süresinin sona ermesinden itibaren; belirsiz süreli sözleşmelerde ise Borçlar Kanunu’nda öngörülen fesih dönemleri ve fesih bildirim sürelerine uygun biçimde, belirlenen fesih tarihinden başlayarak bir ay içinde dava açılması gereklidir. Aksi halde kiraya veren, bu hakkını bir sonraki döneme kadar kullanma imkanını kaybedebilir.

Unutulmamalıdır ki, yeniden inşa veya imar gerekçesiyle açılan tahliye davalarında mahkeme, kiraya verenin beyan ettiği inşa ve tadilat ihtiyacının samimi ve zorunlu olup olmadığını da değerlendirir. Bu nedenle dava açılmadan önce planlanan değişikliklerin kapsamı ve gerekliliği somut belgelerle desteklenmeli, gerekiyorsa teknik raporlar ve proje belgeleri de dosyaya eklenmelidir.

3.3. Tahliye Taahhütnamesi ile Kiracının Tahliyesi

Tahliye taahhütnamesi kiracı tarafından kiralayana karşı, kiralamış olduğu konut veya çatılı işyerini belirli bir tarihte boşaltacağına dair vaadini açıklamış olduğu yazılı bir hukuki işlemdir. Kiracının tahliye taahhütnamesine rağmen vadetmiş olduğu tarihte kiralananı boşaltmaması halinde kiraya veren tahliye tarihinden itibaren bir aylık süre içinde tahliye taahhütnamesi ile tahliye davası açabilir. Bunun için tahliye taahhütnamesinin belirli şartları bulundurması gerekir. Aşağıda tahliye taahhütnamesi şartlarına değinilmiştir. Bu şartlar tahliye taahhütnamesi geçerlilik şartlarıdır.

Tahliye taahhüdünün bizzat kiracı tarafından verilmiş olması: Kiracı dışında üçüncü bir kişinin vermiş olduğu taahhüt geçersizdir. Dolayısıyla taahhütnamenin bizzat kiracı tarafından imzalanmış olması gerekir. Kiracı sayısı birden fazla ise yine tüm kiracıların taahhütnameyi imzalaması gerekir.

Tahliye Taahhütnamesi ile Kiracının Tahliyesi

Tahliye tarihinin belirlenmiş olması: Tahliye taahhütnamesi geçerlilik şartlarından bir diğer taahhütnamede kiralananın ne zaman tahliye edileceğinin belirtilmiş olmasıdır.

Taahhütnamenin yazılı olması: Taahhütnamenin yazılı olması bir diğer geçerlilik şartıdır. Burada resmi şekilde yapılmış olması geçerlilik açısından önem teşkil etmemektedir. Ancak tahliye taahhütnamesi noterde düzenlenip imza tasdik edilirse kiracı tahliye taahhütnamesindeki imzasına itiraz edemez.

Taahhütnamenin kiralananın tesliminden sonra düzenlenmiş olması: Tahliye taahhütnamesinin kiralananın kiracıya tesliminden sonraki bir tarihte düzenlenmiş olması diğer bir geçerlilik şartıdır. Belirtmek gerekir ki uygulamada kiracılar kira sözleşmesinin düzenlendiği anda boş tahliye taahhütnamesine imza atmaktadır. Boş tahliye taahhütnamesine atılan imzadan sonra mülk sahibi tarafından düzenleme tarihi sonradan doldurulmaktadır. Bu halde ise kiracı aleyhine yazılı bir delil bulunması nedeniyle boş tahliye taahhütnamesinin kiracının rızasına aykırı ve gerçeğe uygun olmayacak biçimde doldurulduğunun ispatı oldukça zor olmaktadır.

Tahliye tarihinden itibaren bir aylık süre içinde dava açılması veya icraya başvurulması: Tahliye taahhütnamesi nedeniyle kiracının tahliyesi için de tahliye taahhütnamesindeki tarihten itibaren bir aylık süre içinde kiraya verenin tahliye davası açması veya icra yoluna başvurması gerekir.

3.4. Kira Bedelinin Ödenmemesi Sonucu Haklı İki İhtar Nedeniyle Kiracının Tahliyesi

Kiracının tahliyesinin bir diğer sebebi kiracı tarafından kira bedelinin zamanında ödenmemiş olmasıdır. Bu durumda bir kira yılı içinde kiraya veren kiracıya karşı ödenmeyen kira bedelleri nedeniyle haklı ihtar çekerse ve verilen süre içinde kira bedelleri ödenmez ise tahliye davası açılabilir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 352. Maddesinin 2. Fıkrasında;

“kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir,”

şeklindeki hükümle haklı ihtar nedeniyle tahliye davası açılabilmesi düzenlenmiştir.

Davanın açılabilmesi için kiracı tarafından kira bedelinin ödenmemiş olması, kiraya veren tarafından haklı ihtar çekilmesi, ihtarların yazılı olması ve hangi kira dönemlerine ilişkin alacakların talep edildiğinin belirtilmesi ve kira yılının bitiminden itibaren bir aylık süre içinde tahliye davasının açılması gerekmektedir.

3.5. Kiracının veya Birlikte Yaşadığı Eşinin Oturmaya Elverişli Konutunun Varlığı Sebebiyle Kiracının Tahliyesi

Kiraya veren, herhangi bir ihtiyaç nedenine dayanmaksızın, kiracının veya birlikte yaşadığı eşin kiralananın bulunduğu bölgede başka bir konutunun bulunması halinde kiracı tahliye davası açabilir. Kiraya verenin açacağı bu davada kiracının eşi adına kayıtlı bulunan bir konut var ise kiracı ile eşi arasında bir ayrılık kararı verilmemiş olması gerekir. Belirtmek gerekir ki bu dava yalnızca konut kiralarına ilişkin olarak açılabilmektedir.

4. İcra Takibi Yoluyla Kiracının Tahliyesi Nedir?

Kiracı tarafından kira bedelinin ödenmemesi halinde, mülk sahibi haklı ihtar nedeniyle kira sözleşmesini sona erdirebileceği gibi doğrudan icra takibine geçerek kira bedelinin tahsili ve kiracının tahliyesini de isteyebilir. Kiraya verenin icra yoluyla tahliye talebinde bulunabilmesi için kiracının kira bedelinin ödememiş olması, kiracıya karşı tahliye talepli icra takibinde bulunması gerekir.

İcra takibinde kiracıya gönderilen ödeme emrinde takibe 7 gün içerisinde itiraz edebileceği itirazda bulunmaz ise 30 günlük süre içinde kira borcunu ödemesi gerektiği bildirilir. Ödeme emrine rağmen kiracı tarafından kira borcu ödenmez ise takip kesinleşir. Bu durumda kiraya veren tarafından hukuk mahkemesinde tahliye davası açılarak kiracının tahliyesi talep edilir.

5. Bildirim Yoluyla Kiracının Tahliyesi

Kira sözleşmesinin on yılı geçmesi halinde kiraya veren tarafından sözleşme bildirim yoluyla sona erdirilebilir. Ortada belirli kira sözleşmesi varsa on yıllık sürenin dolmasından 15 gün önce yazılı bildirim yoluyla kiraya veren sözleşmeyi sona erdirebilir. Kira sözleşmesi belirsiz süreli ise ve on yılı aşmış ise bu durumda kiraya veren fesih dönemi ve fesih bildirim sürelerine uyarak kira sözleşmesini sona erdirebilir. Dolayısıyla 10 yıllık kiracının tahliyesi için kiraya veren tarafından kiracıya bildirimde bulunulması şarttır.

6. Kiracının Tahliyesi Sonrası Yeniden Kiralama Yasağı

Yeniden kiralama yasağı, kiraya veren tarafından kira sözleşmesinin ihtiyaç nedeniyle sona erdirilmesi halinde, kiracının tahliyesini sağladıktan sonra, aynı taşınmazı başkasına kiralamasını engelleyen bir hukuki sınırlamadır. Bu yasak, özellikle kiraya verenin tahliye talebinde bulunurken ileri sürdüğü bazı gerekçelerin samimiyetle hayata geçirilmesini sağlamak amacıyla getirilmiştir.

Örneğin, kiraya veren, taşınmazı kendisinin ya da yakınlarının konut veya işyeri ihtiyacı için kullanacağını ileri sürerek kiracının tahliyesi davası açarsa ve bu davayı kazanırsa, taşınmazı gerçekten bu ihtiyaç için kullanmak zorundadır. Aksi hâlde, tahliyeden sonraki 3 yıl boyunca bu taşınmazı başkasına yeniden kiralaması yasaktır. Bu süreye “yeniden kiralama yasağı süresi” denir.

Eğer kiraya veren bu üç yıllık süre dolmadan taşınmazı bir başkasına kiralarsa, önceki kiracı bu durumu fark ettiğinde hukuki yollara başvurabilir. Bu durumda kiraya veren, önceki kiracıya karşı yeniden kiralama yasağı tazminatı ödemekle yükümlü olur. Bu tazminat, eski kiracının uğradığı zararları karşılamak amacıyla mahkeme tarafından belirlenir.

Sonuç olarak, yeniden kiralama yasağı, kiracının tahliyesi sonrasında taşınmazı başkalarına kiralayarak kötü niyetli davranmasını önlemeye yönelik önemli bir düzenlemedir. Bu kurala aykırı davranış, sadece etik dışı değil, aynı zamanda hukuki sonuçlar da doğurur.

7. Kiracının Tahliyesinde Yetkili ve Görevli Mahkeme

Kiracının tahliyesine ilişkin davalarda görevli mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili özel yasal düzenlemelere göre belirlenir. Bu tür davalar, genel olarak Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girer. Çünkü kiralanan taşınmazlara dair tahliye talepleri, dava değeri ne olursa olsun özel olarak sulh hukuk mahkemelerine verilmiştir.

Yetki bakımından ise, davalı kiracının yerleşim yeri mahkemesi veya taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Uygulamada çoğu zaman taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi tercih edilir.

Kiracının Tahliyesi Sıkça Sorulan Sorular

📌 Boş tahliye taahhütnamesine atılan imza geçerli midir?

⚖️ Boş tahliye taahhütnamesine atılan imza geçerlidir. Kiracı tarafından tahliye taahhütnamesinin sonradan gerçeğe ve rızasına aykırı şekilde kiraya veren tarafından doldurulduğu iddia ediliyorsa bu iddianın yazılı delil ile ispatlanması gerekmektedir.

📌 Kiracının Tahliyesinde tahliye davası için arabuluculuk zorunlu mudur?

⚖️ Tahliye davası açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmuş olması, dava şartı niteliğinde kanuni bir zorunluluktur. Bu başvuru, tarafların uyuşmazlığı dava açılmadan önce anlaşma yoluyla çözebilmesini amaçlamaktadır. Arabuluculuk süreci sonunda anlaşma sağlanamaması hâlinde, düzenlenen son tutanak ile birlikte dava açılması mümkündür. Arabuluculuk başvurusu yapılmadan doğrudan açılacak davalar ise mahkeme tarafından esasa girilmeksizin usulden reddedilecektir.

📌 Tahliye davası ne kadar sürer?

⚖️ Tahliye davaları ortalama 2 yıl sürmektedir. Bununla birlikte tahliye davaları Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girmekte olup mahkemenin iş yoğunluğuna göre dava süresi değişmektedir.

📌 Tahliye talepli icra takibine itiraz edebilir miyim?

⚖️ Evet. Kiraya veren tarafından başlatılan tahliye talepli icra takibine karşı itiraz edilebilir. İtiraz, tahliye taahhütnamesinin geçerliliğine, kira borcunun bulunmadığına ya da imzanın kiracıya ait olmadığına yönelik olarak ileri sürülebilir. Süresi içinde yapılan itiraz, icra takibini durdurur ve kiraya verenin tahliye talebini sürdürmesi için dava yoluna başvurması gerekir.

Kiracının Tahliyesi Avukat Desteği

📌 Tahliye davası için avukat tutmak zorunda mıyım?

⚖️ Hayır, tahliye davası açmak için avukat tutmak zorunlu değildir; kişi dilerse davayı kendi adına da yürütebilir. Ancak dava süreci usul kurallarına sıkı sıkıya bağlı olduğundan, bir avukattan hukuki destek almak hak kaybı yaşanmasını önleyebilir. Özellikle delil sunumu ve itiraz süreleri gibi teknik konularda profesyonel yardım, davanın seyrini olumlu etkileyebilir.

📌 Kira sözleşmesi sona erdirdikten sonra kira ödemeye devam edersem sözleşme uzamış olur mu?

⚖️ Evet. Kiraya veren, sona erdirme iradesini açıkça ortaya koymadan ve herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin ödenen kira bedelini kabul ederse, bu ödeme zımnen sözleşmenin devamı olarak değerlendirilir. Bu durumda taraflar arasındaki kira ilişkisi aynı koşullarla sürmüş sayılır. Ancak kiraya verenin, kira bedelini kabul ederken sözleşmenin sona erdiğini açıkça belirtmesi veya daha önce feshe ilişkin yazılı bildirimde bulunmuş olması hâlinde, sözleşmenin uzadığından söz edilemez.

📌 Kira sözleşmesinin devamının çekilmez hale gelmesi nedeniyle sözleşme feshedilebilir mi?

⚖️ Evet, kira sözleşmesi taraflar açısından çekilmez haline gelmiş ise kiraya veren sözleşmeyi yasal fesih bildirim süresine uyarak her zaman feshedebilir. Sözleşmenin çekilmez hale gelmesine neden olan sebepler, kiracı tarafından kiralanana zarar verilmesi, kira bedellerinin geç ödenmesi, komşuların gürültü nedeniyle rahatsız edilmesi gibi nedenler sayılabilir.

📌 Kira zam oranı neye göre belirlenir?

⚖️ Kira zam oranı Tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) 12 aylık ortalamasına göre belirlenir. Konut kiralarında %25’lik kira artış sınırı 1 Temmuz 2024 tarihinde sona ermiştir. Bu tarihten itibaren, kira artışları Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan on iki aylık ortalama Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranını geçmemek koşuluyla belirlenmektedir.

Örneğin, kira artış oranı 2025 Nisan ayı itibarıyla TÜFE’nin on iki aylık ortalaması %51,26 olarak açıklanmıştır. Bu durumda, kira sözleşmesi bu dönemde yenilenen bir konut için uygulanabilecek en yüksek zam oranı %51,26 olacaktır. Buna göre Ocak ayı kira artış oranları %56,35, Şubat ayı kira artış oranı % 53,83 olarak açıklanmıştır.

📌 Kirasını düzenli ödeyen kiracı nasıl tahliye edilir?

Kirasını düzenli ödeyen bir kiracının tahliyesi, yalnızca kanunda sınırlı sayıda düzenlenen sebeplerin varlığı hâlinde mümkündür. Bu kapsamda ihtiyaç nedeniyle tahliye, tahliye taahhüdüne dayanılması, iki haklı ihtar şartının oluşması veya kira süresinin sona ermesi gibi hukuki nedenlerden birinin bulunması gerekir. Bu hâller dışında, sırf kira bedelinin artırılmak istenmesi veya kiraya verenin keyfî talebiyle tahliye yoluna gidilemez.

📌 Kirasını ödemeyen kiracı nasıl tahliye edilir?

Kira bedelini ödemeyen kiracıya karşı, öncelikle yazılı ihtar gönderilmesi ve borcun belirli bir süre içinde ödenmesinin istenmesi gerekir. Borcun süresi içinde ödenmemesi hâlinde, icra yoluyla tahliye süreci başlatılabilir veya kira alacağına dayalı dava açılabilir. Ayrıca aynı kira yılı içinde kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle iki haklı ihtarın oluşması durumunda, kira süresinin sonunda tahliye davası açılması da mümkündür.

Av. Ramazan Bayram / Mayıs 2025