Terekenin Tespiti Davası Nedir? Tereke Nasıl Tespit Edilir?

Terekenin Tespiti Davası Nedir? Tereke Nasıl Tespit Edilir?

Terekenin tespiti davası, miras bırakanın mal varlığının tespiti amacıyla başvurulan hukuki bir yoldur. Mirasçılar terekenin tespiti davası ile miras bırakana ait mal varlığının tamamının mahkeme eliyle tespit edilerek kayıt altına alınmasını talep ederler. Böylece mirasçıların miras hakları hukuki güvence altına alınarak korunmuş olunur. Başka bir deyişle miras bırakanın malları üzerinde, mirasçıların, miras paylarının aleyhine olacak şekilde tasarrufta bulunulmasının önüne geçilmesi amaçlanır.

Terekenin tespiti davası, miras hukukunda miras paylaşımından muris muvazaasına değin birçok meselede belirleyici öneme sahip bir davadır. Terekenin tespiti ile mirasçılar arasında çıkacak uyuşmazlıklar artık tespit edilen tereke malları üzerinden çözüme kavuşturulacaktır.

1. Tereke Nedir, Tereke Ne Demek?

Tereke, bir kişinin vefatıyla birlikte mirasçılarına intikal eden, parayla ölçülebilen tüm malvarlığı hakları (aktifler) ile borçlarının (pasifler) oluşturduğu hukuki bir bütündür. Tereke, miras bırakanın ölüm anında sahip olduğu, devredilmeye elverişli hak ve yükümlülüklerden oluşur.

Halk arasında tereke denildiğinde akla ilk olarak ölen kişiden kalan ev, araba veya bankadaki para gelse de hukuki açıdan miras bırakanın borçları da bu kavrama sıkı sıkıya bağlıdır. Türk Medeni Kanunu uyarınca mirasçılar, külli halefiyet ilkesi gereği ölen kişinin sadece malvarlığını değil, varsa borçlarını da bir bütün olarak devralırlar.

2. Terekeye Hangi Mallar Dahildir?

Tereke Tespit Davası: Terekeye Hangi Mallar Dahildir?

Bir kişinin vefatının ardından mirasçılarına kalacak hakların ve borçların sınırını belirleyen en önemli kavram terekedir. Miras hukukunda külli halefiyet ilkesi geçerlidir. Bu ilke uyarınca, miras bırakanın ölümüyle birlikte parayla ölçülebilen tüm malvarlığı hakları ve borçları bir bütün olarak mirasçılarına geçer. Miras paylaşımı, tereke tespiti veya ortaklığın giderilmesi süreçlerinde hak kaybı yaşamamak için hangi varlıkların hukuken bu kapsama girdiğini bilinmesi gerekir.

2.1. Taşınmazlar (Gayrimenkuller)

Miras bırakanın vefat ettiği an itibarıyla adına tapuda kayıtlı olan veya mülkiyet hakkını kazanmış olduğu tüm gayrimenkuller terekenin en temel aktif unsurlarını oluşturur:

  • Konutlar ve Ticari Alanlar: Müstakil evler, apartman daireleri, iş yerleri, dükkanlar, fabrikalar ve depolar.
  • Arsa ve Araziler: İmar planı dahilindeki arsalar, tarım arazileri, tarlalar, bağlar ve bahçeler.
  • Sınırlı Ayni Haklar ve Paylar: Kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmuş bağımsız bölümler ile taşınmazlar üzerindeki hisseli paylar.

2.2. Taşınırlar (Menkul Mallar)

Fiziksel olarak bir yerden başka bir yere taşınabilen ve maddi değeri olan her türlü eşya ile araç tereke envanterine kaydedilir:

  • Motorlu Taşıtlar: Binek otomobiller, ticari araçlar, motosikletler, tekneler, yatlar ve iş makineleri.
  • Nakit Para ve Değerli Madenler: Murisin üzerinde, evinde veya kasasında bulunan Türk lirası ile yabancı paralar; külçe altın, sarrafiye altınları ve her türlü ziynet eşyası.
  • Ev ve Ofis Eşyaları: Elektronik cihazlar, mobilyalar, beyaz eşyalar, antika eşyalar, sanat eserleri, tablolar ve koleksiyonlar.
  • Hayvanlar: Murise ait olan ve ekonomik değer taşıyan evcil hayvanlar, büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlıkları ile arıcılık tesisleri.

2.3. Banka Hesapları, Vadeli Yatırımlar ve Kripto Varlıklar

Miras bırakanın finansal kuruluşlar nezdinde kendi adına açtırmış olduğu tüm hesap bakiyeleri ölüm anındaki değerleri üzerinden terekeye dahil edilir:

  • Mevduat Hesapları: Yurt içi ve yurt dışı bankalardaki vadeli veya vadesiz tüm mevduat hesapları.
  • Yatırım Araçları: Banka veya aracı kurumlardaki yatırım fonları, repo hesapları, hazine bonoları ve devlet tahvilleri.
  • Kripto Paralar ve Dijital Cüzdanlar: Güncel hukuki gelişmeler ve Yargıtay kararları doğrultusunda, murise ait kripto para borsalarındaki varlıklar ile dijital cüzdan kodlarında bulunan ekonomik değerler de tereke kapsamında kabul edilmektedir.

2.4. Şirket Hisseleri ve Ticari Ortaklık Payları

Vefat eden kişinin ticari faaliyetlerinden doğan ve ortaklık sıfatını gösteren paylar, şirketin türüne göre değişiklik gösterse de ekonomik değerleri oranında mirasçılara geçer:

  • Anonim Şirket Payları: Murise ait olan anonim şirket hisse senetleri veya geçici ilmühaberler.
  • Limited Şirket Esas Sermaye Payları: Limited şirketlerdeki ortaklık payları ve bu paylardan doğan kâr payı alacakları.
  • Şahıs Şirketi Hakları: Adi ortaklık, kollektif veya komandit şirketlerdeki ortaklık paylarının ölüm anındaki tasfiye değerleri.

2.5. Üçüncü Kişilerden Olan Alacaklar

Miras bırakanın yaşarken başka şahıslara veya kurumlara verdiği, ancak ölüm anına kadar henüz tahsil edemediği tüm hukuki alacak hakları mirasçıları tarafından talep edilebilir:

  • Senede Bağlı Alacaklar: Muris lehine düzenlenmiş olan bonolar, çekler, poliçeler ve emre muharrer senetler.
  • Sözleşmesel Alacaklar: Borç sözleşmeleri, ödünç ilişkileri veya satım sözleşmelerinden doğan nakit ya da mal alacakları.
  • Kira Alacakları: Murisin mülkiyetinde olan taşınmazlardan vefat tarihine kadar birikmiş ve henüz ödenmemiş olan kira bedelleri.
  • Dava Aşamasındaki Alacaklar: Murisin yaşarken açtığı ve vefatı anında henüz sonuçlanmamış olan maddi tazminat veya alacak davalarından doğacak haklar.

2.6. Fikri ve Sınai Mülkiyet Haklarının Ekonomik Boyutu

Miras bırakanın tescil ettirdiği veya ürettiği eserlerden doğan manevi haklar devredilemezken, bu hakların sağladığı mali ve ekonomik getiriler terekeye dahil olur:

  • Telif Hakları: Yazılan kitaplar, bestelenen müzikler, yazılımlar veya akademik eserlerden gelecek olan telif ve royalty gelirleri.
  • Sınai Haklar: Muris adına tescilli olan patentler, faydalı modeller, markalar ve endüstriyel tasarımlardan doğan lisans ve kullanım bedeli alacakları.

2.7. Terekenin Pasifleri (Borçlar ve Yükümlülükler)

Miras hukuku kurallarına göre tereke sadece artılardan oluşmaz; murisin ölüm anında mevcut olan tüm borçları da terekenin pasif kısmını oluşturur ve terekeden öncelikle düşülür:

  • Şahsi ve Ticari Borçlar: Banka kredileri, kredi kartı borçları, piyasaya olan senetli veya senetsiz ticari borçlar.
  • Kamusal Yükümlülükler: Ödenmemiş gelir vergileri, emlak vergileri, motorlu taşıtlar vergileri, idari para cezaları ve SGK prim borçları.
  • Cenaze ve Tereke Masrafları: Murisin inancına ve örfe uygun cenaze giderleri, terekenin tespiti, mühürlenmesi ve defter tutulması için yapılan mahkeme masrafları.

2.8. Terekeye Dahil Olan İstisnai Mallar

Miras hukukunda genel kural, yalnızca ölüm anında miras bırakanın mülkiyetinde bulunan varlıkların terekeye dahil edilmesidir. Ancak Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay içtihatları, mirasçıların hak kaybına uğramasını engellemek amacıyla, ölüm anında fiilen ortada olmayan veya ilk bakışta mirasa dahil edilmeyeceği düşünülen bazı varlıkları istisnai olarak tereke hesabına dahil etmektedir. Böylece mirasçılar arasındaki miras paylaşımının adil şekilde gerçekleşmesi amaçlanmaktadır. Esasen terekeye dahil olan istisnai mallar tenkise tabi olan mallardır.

  • Miras Payına Mahsuben Yapılan Kazandırmalar (Denkleştirme): Miras bırakanın yaşarken çocuklarına veya torunlarına evlilik, iş kurma ya da meslek edinme amacıyla verdiği sermaye, gayrimenkul veya yüksek değerli mallar (aksini açıkça belirtmediği sürece) istisnai olarak terekeye geri eklenir ve miras payından düşülür [1].
  • Ölümden Önceki Son 1 Yıl İçinde Yapılan Bağışlar: Murisin vefat tarihinden geriye doğru son bir yıl içinde, örf ve adet gereği verilen olağan hediyeler dışındaki tüm karşılıksız kazandırmalar ve bağışlar yasal olarak tereke hesabına katılır [1].
  • Saklı Payı Zedeleme Kastıyla Yapılan Devirler: Miras bırakanın, mirasçılarının kanuni haklarını (saklı paylarını) bilerek azaltmak amacıyla geçmişte yaptığı tüm bağışlama ve devir işlemleri, zaman sınırlaması olmaksızın tereke hesabına dahil edilerek tenkis davasına konu edilebilir. Zira bu halde miras bırakanın amacı mirastan mal kaçırmak ve mirasçılarının miras payını azaltmaktır.

3. Terekenin Tespiti Davası

Terekenin tespiti davası, yukarıda da ifade edildiği üzere miras bırakanın vefatı ile sahip olduğu aktif ve pasif tüm mallarının tespiti amacıyla açılan bir davadır. Dava ile miras bırakanın geride bıraktığı tüm mal varlığının kayıt altına alınması amaçlanır. Böylece ileride mirasçılar arasında gerçekleşecek olan miras paylaşımına esas teşkil edecek olan mirasın bütünü mahkeme vasıtası ile kayıt altına alınır. Terekenin tespiti davası ile miras bırakana ait bilinmeyen mal varlıklarının keşfi, mirastan mal kaçırmanın önlenmesi ve miras bırakanın mallarına ilişkin durumun tespiti amaçlanır.

4. Terekenin Tespiti ve Defter Tutulması

Mirasın resmi olarak belirlenmesi; mahkemenin yürüttüğü tereke tespiti ve bu tespitin somutlaştığı resmi bir süreç olan defter tutulması işlemleriyle gerçekleştirilir.

4.1. Tereke Nasıl Tespit Edilir?

Tereke Tespit Davası: Tereke Nasıl Tespit Edilir?

Terekenin tespiti, mahkeme tarafından yapılacak araştırma ile aşağıdaki şekilde tespit edilir.

  • Resmî Kurumlara Müzekkere Yazılması: Mahkeme, miras bırakanın ölüm anı itibarıyla sahip olduğu mal varlığını bulmak için ilgili tüm merkezi sistemlere resmi veri sorgulama talepleri gönderir.
  • Gayrimenkul ve Araç Sorguları: Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TAKBİS) ile Emniyet Genel Müdürlüğü (ASBİS) sistemleri üzerinden muris adına kayıtlı taşınmazlar, arsalar ve motorlu taşıtlar sorgulanır.
  • Finansal Varlıkların Araştırılması: Türkiye Bankalar Birliği, Sermaye Piyasası Kurulu ve Merkezi Kayıt Kuruluşu üzerinden vadeli/vadesiz hesaplar, kiralık kasalar, borsa hisseleri, fonlar ve yatırım enstrümanları döküm halinde istenir.
  • Borç ve Yükümlülük Tespiti: Vergi daireleri, SGK ve İcra Daireleri ile yazışmalar yapılarak ölen kişinin kamusal ve icralık borçları dosyaya eklenir.
  • Mahalli Keşif ve Bilirkişi İncelemesi: Murisin son ikametgâhındaki ev eşyaları, kasasındaki nakit veya ziynet eşyaları ile sahibi olduğu ticari işletmeler adli bilirkişiler eşliğinde yerinde incelenir; güncel piyasa değerleri (rayiç bedelleri) raporlaştırılır.

Yukarıda belirtilen kalemlerin tespitinden sonra mahkemece terekenin aktifinden terekenin pasifi çıkarılarak net tereke bulunur. Önemle belirtmek gerekir ki terekenin tespitinde miras bırakanın tenkise tabi olarak yapmış olduğu kazandırmalarda terekenin aktifi kısmına yazılır.

4.2. Tereke Defteri Tutulması

Tereke defterinin tutulması, miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla geride bıraktığı tüm aktif varlıklar (haklar, alacaklar, mülkler) ile pasiflerin (borçlar, yükümlülükler) sulh mahkemesi tarafından resmi bir sicile, kalem kalem, değerleriyle birlikte kaydedilmesi işlemidir.

Hukuken iki tür defter tutma amacı bulunur:

  • Koruma Amacıyla Defter Tutma: Mirasçıların talebi üzerine, terekedeki varlıkların kaybolmasını, dağılmasını veya kötü niyetli kişilerce kaçırılmasını önlemek için yapılan geçici nitelikteki tespittir.
  • Resmi Tasfiye Öncesi Defter Tutma: Mirasçıların, mirasın borca batık olup olmadığını görerek mirası kabul, ret veya resmi tasfiye hakkını kullanabilmeleri amacıyla açılan, borçluları ilan yoluyla çağıran daha kapsamlı bir süreçti

5. Terekenin Tespiti İsteminde Bulunabilecekler

Terekenin tespiti işleminin yapılabilmesi için başvuran kişinin miras üzerinde doğrudan veya dolaylı bir yasal menfaatinin bulunması şarttır.

Bu doğrultuda, Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak tereke tespiti isteminde bulunabilecek hak sahipleri şunlardır:

  • Yasal Mirasçılar: Vefat eden kişinin kan bağına dayalı akrabaları (çocukları, torunları, anne ve babası, büyük anne ve büyük babası) ile sağ kalan eşi bu talebi iletebilir. Yasal mirasçılardan yalnızca birinin başvurması sürecin başlaması için yeterlidir; diğer mirasçıların onayına veya ortak hareket etmesine gerek yoktur.
  • Atanmış Mirasçılar: Miras bırakanın yaşarken hazırladığı bir vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle kendi özgür iradesiyle mirasçı olarak belirlediği kişi veya kurumlar da yasal mirasçılarla aynı haklara sahiptir ve mahkemeden tespit isteyebilir.
  • Vasiyet Alacaklıları: Ölen kişinin vasiyetnamesinde kendisine belirli bir mal, para, mülk veya hak bıraktığı kişiler (vasiyet alacaklıları), bu haklarına sağlıklı bir şekilde ulaşabilmek ve ilgili malın terekedeki durumunu netleştirmek amacıyla tespiti arzulayabilir.
  • Alacaklılar: Miras bırakanın yaşarken borçlu olduğu şahıslar veya kurumlar, alacaklarını tahsil edebilecekleri bir malvarlığı olup olmadığını görmek amacıyla mahkemeden bu araştırmanın yapılmasını isteyebilir. Aynı şekilde, mirası devralan ancak borç içinde kalmaktan endişe eden mirasçıların şahsi alacaklıları da kendi haklarını güvenceye almak için bu süreci tetikleyebilir.
  • Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisi: Miras bırakanın, vasiyetnamesindeki isteklerin doğru şekilde uygulanması için görevlendirdiği resmi veya özel şahıslar, görevlerini eksiksiz yerine getirebilmek adına ilk iş olarak tereke envanterinin çıkarılmasını talep etme yetkisine sahiptir.
  • Resen (Mahkeme Tarafından): Bazı istisnai durumlarda, mirasçılar arasında gaiplik (kaybolma) durumu varsa, mirasçılardan biri velayet veya vesayet altındaysa ya da terekedeki malların sahipsiz kalarak yok olma riski bulunuyorsa, Sulh Hukuk Hâkimi herhangi bir başvuru beklemeksizin kendiliğinden de tereke tespiti ve koruma tedbiri kararı alabilir.

6. Terekenin Tespiti Davası Ne Kadar Sürer?

Terekenin tespiti davasının ne kadar süreceği, miras bırakanın mal varlığının kapsamına ve mahkeme tarafından yapılacak araştırmaların niteliğine göre değişiklik gösterir. Terekenin yalnızca birkaç taşınmaz veya banka hesabından oluştuğu durumlarda süreç daha kısa sürede tamamlanabilirken, farklı şehirlerde bulunan taşınmazların, şirket hisselerinin, alacakların veya çok sayıda finansal varlığın araştırılması gereken durumlarda dava süresi uzayabilmektedir.

Terekenin tespiti işlemi kapsamında mahkeme tarafından tapu müdürlükleri, bankalar, vergi daireleri, SGK, icra daireleri ve diğer ilgili kurumlarla yazışmalar yapılır. Bu kurumların cevap verme süreleri ile gerekli görülmesi halinde yapılacak bilirkişi incelemeleri ve keşif işlemleri de yargılama süresini doğrudan etkiler.

Uygulamada terekenin tespiti davaları çoğunlukla birkaç ay içerisinde sonuçlanabilmekle birlikte, mal varlığının kapsamlı olduğu veya araştırılması gereken çok sayıda unsurun bulunduğu dosyalarda sürecin daha uzun sürmesi mümkündür. Bu nedenle her dava bakımından kesin bir süre vermek mümkün olmayıp, yargılama süresi somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Bu üslup, mevcut yazının akademik-hukuki anlatımına ve diğer bölümlerdeki diline uyuyor. Ayrıca “terekenin tespiti davası ne kadar sürer” sorgusunu da doğal biçimde hedefliyor.

Terekenin Tespiti Davası

7. Terekenin Tespiti ile Reddi Miras

Mirasçıların miras bırakanın mirasını reddetmesi işlemine reddi miras denir. Çoğu zaman mirasçıların reddi mirasta bulunma nedeni miras bırakanın mal varlığının borca batık olmasıdır. Ancak miras bırakanın mal varlığının borca batık olup olmadığı her zaman net şekilde anlaşılamaz. Bu durumda mirasçılar terekenin tespiti davası ile miras bırakanın mal varlığının aktif ve pasiflerini tespit ettirerek mirasın borca batık olup olmadığını tespit ettirerek mirasa ilişkin reddi miras veya mirası kabul etme yoluna gidebilirler.

Mirasın borca batık olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise bu durumda mirasın hükmen reddedilmiş olduğu varsayılır. Bu halde mirasçılar üç aylık zamanaşımı süresine takılmadan her zaman mirasın hükmen reddi için mahkemeye başvuruda bulunabilir.

8. Terekenin Tespiti Davası Zamanaşımı

Terekenin tespiti davası herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Terekenin tespiti davası mirasçılar arasında miras paylaşımı gerçekleşmediği sürece bu dava her zaman açılabilir.

9. Yetkili ve Görevli Mahkeme

Terekenin tespiti davasında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Miras bırakanın yerleşim yerindeki mahkemenin yetkisi kesin yetki niteliğindedir. Dolayısıyla mirasçılar kendi aralarında anlaşsa dahi başka bir yerde dava açamazlar.

10. Terekenin Tespiti Davası ile Ortaklığın Giderilmesi Arasındaki Fark

Terekenin tespiti davası ile ortaklığın giderilmesi davası miras hukukunda sıklıkla birbiriyle karıştırılmakla birlikte, amaç ve sonuçları bakımından birbirinden farklı hukuki yollardır.

Terekenin tespiti davasının amacı, miras bırakanın ölüm tarihinde sahip olduğu aktif ve pasif mal varlığının belirlenerek kayıt altına alınmasıdır. Bu dava sonucunda miras bırakanın taşınmazları, banka hesapları, araçları, alacakları ve borçları tespit edilir; ancak miras mallarının paylaşımı yapılmaz.

Ortaklığın giderilmesi davasının amacı ise mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti halinde bulunan tereke mallarının paylaştırılmasıdır. Mirasçılar kendi aralarında anlaşarak paylaşım yapamadıkları takdirde, ortaklığın giderilmesi davası açılarak taşınmazların aynen taksimi veya satış yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi sağlanır.

Bu nedenle terekenin tespiti davası, mirasın kapsamının belirlenmesine yönelik bir tespit işlemi niteliği taşırken; ortaklığın giderilmesi davası, belirlenen miras mallarının mirasçılar arasında fiilen paylaştırılmasına hizmet eder. Özellikle miras bırakanın mal varlığının tam olarak bilinmediği durumlarda öncelikle terekenin tespiti yoluna başvurulması, sonrasında ise gerekli görülmesi halinde ortaklığın giderilmesi davası açılması uygulamada daha sağlıklı sonuçlar doğurmaktadır.

Terekenin Tespitinin Önemi

Miras paylaşımında terekenin tespitinin önemi, mirasçıların yasal haklarını eksiksiz almalarını sağlamak ve paylaşım sürecini spekülasyonlardan uzak, tamamen resmi veriler üzerine inşa etmektir. Miras ortaklığının adil bir şekilde tasfiye edilebilmesi için terekedeki varlıkların net olarak bilinmesi gerekir.

  • Paylaşılacak mal varlığı resmi şekilde kayıt altına alınır.
  • Mirasçıların kendi aralarında miras paylaşımında bulunamadığı mallara dair ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Terekenin tespiti davası, ortaklığın giderilmesi davasından önce açıldığında mahkemeye hazır, tescilli ve değerlemesi yapılmış bir mal listesi sunar. Bu durum paylaşım davasının yıllarca sürmesini engeller ve süreci hızlandırır.
  • Miras paylarının, mirasçıların haklarının aleyhine olacak şekilde tasfiye edilmesinin yahut tasarrufta bulunulmasının önüne geçilir.

Miras hukuku süreçleri; sıkı hak düşürücü sürelere, karmaşık resmi prosedürlere ve teknik hesaplamalara tabidir. Terekenin doğru tespit edilmemesi veya yanlış adımların atılması, telafisi imkânsız maddi kayıplara ve aile içi uyuşmazlıkların derinleşmesine yol açabilir.

Hak kaybına uğramamak, mirasın hatasız çıkarılmasını sağlamak ve tereke süreçlerinizi hukuki güven içinde yürütmek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Terekenin Tespiti Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular

❓ Terekenin tespiti davası ne kadar sürer?

✍️ Terekenin tespiti davasının süresi, miras bırakanın mal varlığının kapsamına ve mahkeme tarafından yapılacak araştırmaların niteliğine göre değişmektedir. Uygulamada davalar çoğunlukla birkaç ay içerisinde sonuçlanmakla birlikte, çok sayıda taşınmaz, banka hesabı veya şirket hissesi bulunması halinde süreç daha uzun sürebilmektedir.

❓ Terekenin tespiti davası zamanaşımına tabi midir?

✍️ Terekenin tespiti davası herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Miras paylaşımı tamamlanmadığı sürece mirasçılar her zaman terekenin tespitini talep edebilirler.

❓ Terekenin tespiti davasını kimler açabilir?

✍️ Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılar, vasiyet alacaklıları, miras bırakanın alacaklıları ve gerekli şartların bulunması halinde vasiyeti yerine getirme görevlisi terekenin tespiti isteminde bulunabilir. Bazı durumlarda mahkeme de resen işlem yapabilmektedir.

❓ Terekenin tespiti davası hangi mahkemede açılır?

✍️ Terekenin tespiti istemlerinde görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.

❓ Terekenin tespiti davasında davalı bulunur mu?

✍️ Terekenin tespiti davası çekişmesiz yargı işlerinden biridir. Bu nedenle kural olarak davalı bulunmaz ve mahkeme gerekli araştırmaları resen yaparak terekenin kapsamını belirler.

❓ Terekenin tespiti davası nerede açılır?

✍️ Terekenin tespiti istemi, miras bırakanın son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesinde ileri sürülmelidir. Bu yetki kesin nitelikte olup başka bir yerde dava açılamaz.

❓ Terekenin tespiti davası ile ortaklığın giderilmesi davası arasındaki fark nedir?

✍️ Terekenin tespiti davasının amacı miras bırakanın mal varlığını belirlemek ve kayıt altına almaktır. Ortaklığın giderilmesi davasının amacı ise tespit edilen miras mallarının mirasçılar arasında paylaşılmasını sağlamaktır.

❓ Terekenin tespiti davasında hangi mallar araştırılır?

✍️ Mahkeme tarafından miras bırakanın taşınmazları, araçları, banka hesapları, şirket hisseleri, alacakları, fikri mülkiyet hakları ve borçları araştırılır. Tespit edilen tüm aktif ve pasifler tereke kapsamına dahil edilir.

❓ Ölen kişinin mal varlığı nasıl tespit edilir?

✍️ Mahkeme; tapu müdürlükleri, bankalar, vergi daireleri, SGK, icra daireleri ve diğer ilgili kurumlara müzekkere yazarak miras bırakanın mal varlığını araştırır. Gerektiğinde bilirkişi incelemesi ve keşif de yapılabilir.

❓ Terekenin tespiti davasından sonra ne yapılır?

✍️ Terekenin tespit edilmesinden sonra mirasçılar, mirası kabul veya reddetme konusunda karar verebilir, miras paylaşımına geçebilir ya da paylaşım konusunda anlaşma sağlanamıyorsa ortaklığın giderilmesi davası açabilirler.