Sebepsiz Zenginleşme Davası – Sebepsiz Zenginleşme Şartları

Sebepsiz Zenginleşme Davası - Sebepsiz Zenginleşme Nedir?

Günlük hayatta borç ilişkisi, sözleşme ya da yasal bir yükümlülük olmaksızın bir kişinin malvarlığında artış yaşanması sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu gibi hallerde, haksız yere zenginleşen kişinin elde ettiği değeri iade etmesi gerekebilir. Hukuken bu tür talepler, sebepsiz zenginleşme davası adı verilen özel bir dava türü ile ileri sürülür. Peki, sebepsiz zenginleşme tam olarak ne anlama gelir?

1. Sebepsiz Zenginleşme Nedir?

Sebepsiz Zenginleşme Nedir?

Türk Borçlar Kanunu’nda borcun kaynağı olarak; haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve sözleşme düzenlenmiştir. Bir kişi geçerli bir neden olmaksızın bir başkasının mal varlığında meydana gelen azalmaya bağlı olarak zenginleşiyorsa, hukuki bir karşılığı olmayan bu artışa sebepsiz zenginleşme denmektedir.

Örneğin, taraflar arasında mevcut bir sözleşme bulunduğu düşüncesinde olan bir kimsenin diğer kimseye yapmış olduğu ödeme sebepsiz zenginleşmedir. Bu halde gerçekte bir sözleşme olmamasına rağmen taraflardan biri diğer tarafa sözleşme varmışçasına bir ödeme yapmakta, ödemeyi alan taraf ise ortada geçerli bir sebep olmaksızın zenginleşmektedir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 77. ile 82. Maddelerinde düzenlenen hükümlerine göre mal varlığında zenginleşme yaşayan kişi bu zenginleşmeyi aleyhine zenginleştiği kişiye iade etmekle yükümlüdür.

2. Sebepsiz Zenginleşme Unsurları

2.1. Zenginleşme

Türk Borçlar Kanunu’nun 77.maddesi hükmüne göre

“Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.” (TBK 77)

Sebepsiz zenginleşmenin ilk şartı taraflardan birinin malvarlığında bir artış yaşanmasıdır. Bu artış çeşitli şekillerde olabilir. Fiili olarak malvarlığında bir artış olabileceği gibi kişinin malvarlığında yaşanacak bir azalıştan kurtulması şeklinde de olabilir.

2.2. Zenginleşme İçin Geçerli Bir Sebebin Bulunmaması

Bir diğer unsur, kişinin malvarlığında yaşanan artışın geçerli bir sebebe dayanmamasıdır. Örneğin geçerli bir satım sözleşmesi bulunduğunu sanan satıcının müşteriye zilyetliğini devretmiş olduğu şey sebepsiz zenginleşmedir. Taraflar arasında geçerli bir satış sözleşmesi bulunmamasına rağmen taraflardan birinin malvarlığında artış yaşanmaktadır.

2.3. Fakirleşme

Sebepsiz zenginleşmenin bir diğer şartı başkasının malvarlığı aleyhine zenginleşmenin yaşanması yani zenginleşen taraf yanında diğer tarafın fakirleşmesidir. Zenginleşme ancak bir başkası fakirleşmiş ise iadeye tabi tutulabilir.

2.4. İlliyet (Nedensellik) Bağı

Sebepsiz zenginleşmenin son şartı, zenginleşme ile fakirleşme arasında nedensellik ilişkisinin bulunmasıdır. Yani zenginleşen tarafın malvarlığındaki artışın diğer tarafın fakirleşmesinden doğması gerekmektedir.

3. Sebepsiz Zenginleşme Davasında İade İstenemeyecek Haller

3.1. Ahlaki Bir Görev Sonucu Yapılan Kazandırmalar

Türk Borçlar Kanunu, ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi amacıyla yapılan edimlerin sonradan geri istenemeyeceğini açıkça düzenler. Bu tür edimler, kişiler arasındaki vicdani sorumluluk ya da sosyal geleneklerden kaynaklanır. Kanun koyucu burada bireylerin vicdan özgürlüğünü korur ve yapılan yardımın bir borç ilişkisine dönüştürülmesini engeller. Örneğin kardeşine iş bulana kadar destek amacıyla her ay maddi yardım yapan bir kişi, kardeşi işe girince bu yardımların geri ödenmesini isteyemez.

3.2. Hukuka veya Ahlaka Aykırı Amaçla Yapılan Ödemeler

Eğer bir kişi, hukuka veya genel ahlak kurallarına açıkça aykırı bir amacı gerçekleştirmek üzere bir başkasına malvarlığı kazandırmışsa, bu durumda yaptığı edimi geri isteyemez. Çünkü hukuk düzeni, kendi ilkelerine aykırı fiilleri teşvik etmek istemez. Türk hukukunda “Kendi kusurlu davranışından kaynaklanan sonuca katlanmak zorundasın” anlayışı geçerlidir. Örneğin usulsüz bir işlemi kolaylaştırmak için memura ya da yetkiliye para veren kişi, iş gerçekleşmese bile verdiği parayı geri alamaz.

3.3. Bağış ve Hediye Niteliğindeki Kazandırmalar

Kişinin karşılıksız olarak, yani herhangi bir hukuki veya fiilî zorunluluk olmaksızın yaptığı bağışlar da geri istenemez. Bu tür işlemlerde karşılıksız zenginleşme bir irade beyanına dayanır. Bağış yapan kişi, zenginleşmenin gerçekleşmesini isteyerek ve bilerek kabul etmiştir. Örneğin bir kişi sevgilisine doğum günü hediyesi olarak pahalı bir saat aldıysa, ayrılık sonrası bu saati geri istemesi mümkün değildir.

3.4. Zamanaşımı Sonucu İadesi İstenemeyecek Kazandırmalar

Sebepsiz zenginleşmeye bağlı iade talepleri süresiz değildir. Bu tür zenginleşmeye ilişkin fiil ve zenginleşmenin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her halükârda zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıllık süre içinde sebepsiz zenginleşmeye bağlı kazandırmaların iadesi istenmelidir. Aksi halde ilgili süreler geçtikten sonra iade talebinde bulunulamaz.

3.5. Zenginleşenin İyiniyetle Tükettiği Kazandırmalar

Zenginleşen kişinin, eline geçen şeyi iyi niyetle ve artık geri verilemeyecek şekilde harcaması veya kullanması durumunda iade yükümlülüğü ortadan kalkabilir. Buradaki ölçüt, zenginleşenin, elindeki değeri koruma ya da iade etme yükümlülüğü olduğunu fark etmemiş olmasıdır. Örneğin bir bankanın müşterisinin hesabına yanlışlıkla yatırmış olduğu paranın müşteri tarafından kendi parası sanılarak harcanması.

4. Sebepsiz Zenginleşme Şartları

Sebepsiz Zenginleşme Şartları

Sebepsiz zenginleşme davası şartları, yalnızca bir tarafın malvarlığında artış olmasıyla değil, bu artışın haklı bir nedene dayanmaması, halen mevcut olması ve yoksullaşan kişinin bu durumdan doğrudan etkilenmiş olması gibi sebeplerle birlikte değerlendirilir. Zenginleşme ile yoksullaşma arasında kurulacak nedensellik bağı, sebepsiz zenginleşme şartları bakımından en temel unsurlardan biridir. Aşağıda, bu şartların her biri ayrı başlıklar altında ele alınacaktır.

4.1. Zenginleşen ile Yoksullaşan Taraf Arasında Bir Malvarlığı Aktarımı Olmalı

Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için öncelikle bir kişinin malvarlığının, haklı bir neden olmadan diğer kişinin malvarlığını artırmış olması gerekir. Yani bir taraf zenginleşirken, diğer taraf aynı ölçüde ya da benzer şekilde yoksullaşmış olmalıdır. Bu aktarım maddi bir varlık, hizmet, para, emek ya da başka şekilde olabilir.

4.2. Zenginleşmenin Haklı Bir Hukuki Nedene Dayanmaması

Sebepsiz zenginleşme davasının açılabilmesi için en temel koşul, bu zenginleşmenin bir sözleşmeye, kanuna, mahkeme kararına ya da başka bir hukuki nedene dayanmıyor olmasıdır. Aksi takdirde, örneğin ortada geçerli bir sözleşme varsa, borcun ifası niteliğinde yapılan bir ödeme geri istenemez; çünkü bu durumda bir borç ifa edilmiştir.

4.3. Zenginleşmenin Hâlen Mevcut Olması veya İyi Niyetle Tüketilmemiş Olması

Zenginleşen tarafın malvarlığına geçen değer hâlâ mevcut olmalı ya da kötü niyetli şekilde tüketilmiş olmalıdır. Eğer kişi, eline geçen parayı iyi niyetle harcamış ve bu paranın kendisine ait olmadığını fark etmemişse, sorumluluğu doğmayabilir. Ancak kötü niyetli ise –yani elindeki değerin hak etmediği bir kazanç olduğunu bildiği hâlde harcamışsa– iade borcu doğar.

4.4. Sebepsiz ZenginleşmeDavacı Tarafın Yoksullaşmış Olması

Sebepsiz zenginleşme davası açacak kişi, bizzat kendisinin yoksullaştığını ispat etmelidir. Başkası adına ya da üçüncü kişi lehine yapılan bir edim varsa, bu kişi dava açma hakkına sahip olmaz. Yoksullaşma da hukuken korunan bir menfaat kaybı olmalıdır.

4.5. Sebepsiz Zenginleşme Zamanaşımı Süresinin Geçmemiş Olmalı

Yukarıda belirtildiği gibi sebepsiz zenginleşme zamanaşımı için 2 yıllık ve 10 yıllık süreler mevcuttur. Zenginleşmenin ve zenginleşenin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl, her hâlükârda zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıl içinde dava açılmalıdır. Aksi halde davacı taraf davalının zamanaşımı def’i savunması ile karşılaşabilir.

4.6. Sebepsiz Zenginleşmede Başka Bir Hukuki Yolun Mevcut Olmaması

Sebepsiz zenginleşme, tali (yardımcı) nitelikte bir dava yoludur. Yani, davacı kişi zenginleşme sonucunda doğan hakkını başka bir dava türüyle (örneğin sözleşmeye dayalı alacak davası, haksız fiil davası) talep edebiliyorsa, öncelikle o yola başvurmak zorundadır. Ancak o yol kapalıysa ya da geçerli bir neden yoksa, sebepsiz zenginleşme hükümleri devreye girer.

5. Sebepsiz Zenginleşenin Giderleri İsteme Hakkı

Sebepsiz zenginleşen kişinin iyi niyetli olması halinde lehine yapılan kazandırmalara dair yapmış olduğu zorunlu ve faydalı giderleri isteme hakkı mevcuttur. Zira bu durumda sebepsiz zenginleşen kimse zenginleşmeye konun mal varlığının mevcudiyeti ve değeri açısından faydalı ve zorunlu masraflar yapmıştır. Yapılan bu masraflar malın değerine katkı sunduğu için sebepsiz zenginleşen giderleri talep edebilir. Ancak lükse kaçan masrafların iadesi istenemez.

6. Sebepsiz Zenginleşme Yetkili ve Görevli Mahkeme

Sebepsiz zenginleşme davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak zenginleşmeye yol açan hukuki neden haksız fiilden kaynaklıysa bu durumda zararın doğduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Yine bu zenginleşmenin konusu taşınmaz ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

Av. Ramazan Bayram