
Vasiyetnamenin iptali davası, miras bırakanın iradesine aykırı düzenlenmiş veya hukuka uygun olmayan vasiyetnamelere karşı açılan bir davadır. Bu tür davaların sağlıklı şekilde değerlendirilebilmesi için öncelikle vasiyetnamenin ne olduğunu ve hangi türlerinin bulunduğunu bilmek gerekir.
1. Vasiyetname Nedir?
Vasiyetname, mirasbırakanın ölümünden sonra mirasının ne şekilde paylaşılacağını ve son arzularını açıkladığı ölüme bağlı bir tasarruf işlemidir. Vasiyetnameler tek taraflı bir hukuki işlemdir. Bu nedenle, mirasın paylaşımı yapacak kişiler tarafından vasiyetnamenin kabul edilmesi zorunlu değildir. Mirasbırakanın kanunda yazılı şekil şartlarına uygun biçimde mirasının ne şekilde paylaşılacağına dair iradesini açıklaması yeterlidir. Önemle belirtmek gerekir ki vasiyetname düzenleme hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olup bu hak bir başkasına devredilemez ve bir başkası aracılığı ile kullanılamaz.
2. Vasiyetname Çeşitleri Nelerdir?
Vasiyetnameler; resmi vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname olarak üçe ayrılırlar. Medeni Kanun’un 532. Maddesinden itibaren düzenlenmiştir.
2.1. Resmi vasiyetname
Resmi vasiyetname, iki tanığın katılımıyla beraber resmi memur tarafından düzenlenen bir vasiyetnamedir. Memurdan kasıt sulh hakimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş bir kimse olabilir. Resmi memur mirasbırakanın ölümünden sonrasına dair arzularını içeren vasiyetnameyi bizzat kendisi yazar veya yazdırır sonrasında ise okunması için mirasbırakana verir. Böylece mirasbırakan memurun yazdığı veya yazdırdığı vasiyetnamenin arzusuna uygun biçimde düzenlenip düzenlenmediğini teyit eder.
Herhangi bir sorun çıkmadığı takdirde vasiyetname önce mirasbırakan, ardından da resmi görevli tarafından imzalanır. Mirasbırakanın isteklerine uygun şekilde vasiyetnamenin hazırlandığını ise iki tanık doğrular. Mirasbırakan vasiyetnamenin uygun olduğunu şahitlere bildirir. Bu bildirim ile beraber tanıklar da vasiyetnamenin altını imzalar. Medeni Kanun’un 536. Maddesine göre fiili ehliyeti bulunmayanlar ile kamu hizmetinden yasaklı olanlar, okur yazar olmayanlar veya mirasbırakanın eşi, üstsoyu ile altsoy ve kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri resmi vasiyetname düzenlenmesinde tanık veya resmi memur olarak bulunamazlar.
Mirasbırakanın okuma yazma bilmemesi halinde mirasbırakanın arzuları resmi memur tarafından vasiyetnameye yazılır ve sonrasında okunur. Okuma işlemi tanıkların huzurunda bizzat yapılır. Okuma işlemi gerçekleştikten sonra mirasbırakan vasiyetnamenin arzularına uygun biçimde düzenlendiğini tanıklar önünde beyan ederse vasiyetname taraflarca imza altına alınır.
2.2. El yazılı vasiyetname
Mirasbırakanın kendi eliyle yazdığı, tarih olarak gün, ay ve yılın açıkça belirtildiği ve yine mirasbırakan tarafından imzalanmış olan bir vasiyet türüne el yazılı vasiyetname denilir. El yazılı vasiyetname düzenlendikten sonra mirasbırakan tarafından saklanmak üzere notere, sulh hakimine veya yetkili memura bırakılır.
2.3. Sözlü vasiyetname
Vasiyetname türlerinin sonuncusu olan sözlü vasiyetname istisnai bir tür olarak belirlenmiş bir vasiyetnamedir. Kanun tarafından olağanüstü şartlarda resmi veya el yazılı biçimde düzenlenme imkanı bulunmayan vasiyetnamenin sözlü şekilde düzenlenebilmesine böylece mirasbırakanın ölümünden sonra arzularını sözlü vasiyetname ile dile getirebilmesine imkan tanınmıştır.
Mirasbırakan savaş, hastalık, ölüm tehlikesi gibi olağanüstü durumlarda resmi veya el yazılı vasiyetname düzenleyemeyebilir. Bu durumda mirasbırakan, son isteklerini iki tanığa sözlü olarak bildirir ve bu beyan doğrultusunda bir vasiyetnamenin yazılmasını ya da yazdırılmasını onlardan talep eder.
Tanıklardan biri, mirasbırakanın bu son dileklerini gün, ay ve yılı içerecek şekilde yazarak kayda alır ve ardından bu metni diğer tanığa imzalatır. Yazılan vasiyetname bir sulh veya asliye mahkemesine verilerek mirasbırakanın son arzuları hakime anlatılır. Ancak mirasbırakanın sonradan diğer vasiyetname türlerini düzenleme imkanına kavuşması sözlü vasiyetnameyi hükümden düşürür. Örneğin mirasbırakanın hastalıktan kurtularak iyileşmesi gibi.
2. Vasiyetnamenin iptali davası nedir?
Vasiyetnamenin iptali davası, vasiyetnamenin kanunda belirtilen şartlara uygun bir biçimde düzenlenmediği veya geçerlilik şartlarını taşımadığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptalini amaçlayan bir davadır. Bu dava, vasiyetnamenin iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklıları tarafından açılır.
Ölüme bağlı bir tasarruf işlemi olan vasiyetnamenin geçerlilik şartlarına uygun biçimde düzenlenmemiş olması vasiyetnamenin kendiliğinden geçersizliği sonucunu doğurmaz. Bu açıdan ölüme bağlı tasarruf işlemleri diğer hukuki işlemlerden farklılık göstermektedir. Kanundaki şartlara aykırı biçimde düzenlenmiş olsa dahi vasiyetnamenin geçersizliği için iptal davasına konu edilmesi gerekir aksi halde vasiyetname kendiliğinden geçersiz hale gelmeyecektir. Bu nedenle ilgililerin vasiyetnamenin iptali davasını açması gerekir.
3. Vasiyetnamenin iptali nedenleri nelerdir?
Mirasbırakan tarafından düzenlenen vasiyetnamenin, mirasbırakanın ehliyetsizliği, irade sakatlığı veya vasiyetnamenin hukuka veya ahlaka aykırı biçimde düzenlenmiş olması vasiyetnamenin iptal nedenleridir. Aşağıda sırasıyla vasiyetnamenin iptali nedenlerine değinilmiştir.
3.1. Ehliyetsizlik nedeniyle vasiyetnamenin iptali
Medeni Kanun’un 9. maddesi ile hak ve fiil ehliyeti düzenlenmiştir. Yine aynı kanunun 10. maddesinde yer alan düzenlemeye göre ise, bir kişinin fiil ehliyetine sahip sayılabilmesi için ayırt etme gücüne sahip olması, ergin olması ve herhangi bir kısıtlılık hali bulunmaması gerekir. Buna karşın vasiyetname düzenleyebilmek için Medeni Kanun’un 502. Maddesi uyarınca özel şartlar ortaya konmuş ve erginlik bir şart olarak aranmamıştır. Vasiyetname düzenleyecek kişinin ayırt etme gücüne sahip olması ile beraber aynı zamanda on beş yaşını doldurmuş olması yeterlidir.
Dolayısıyla vasiyetname düzenlemek için mutlaka 18 yaşını doldurmuş ve ergin olmak gerekmez. 15 yaşını tamamlamış ve kısıtlı ehliyet kapsamı dışında kalan kişiler de bu temel haklarını kullanarak vasiyetname hazırlayabilirler. Vasiyetname düzenleyecek kişinin vasiyetnameyi düzenlediği sırada ayırt etme gücüne sahip olmaması veya 15 yaşını doldurmamış olması halinde vasiyetname ehliyetsiz biçimde düzenlenmiş olacaktır. Bu halde ise vasiyetnamenin iptali davası açılabilir.
3.2. İrade sakatlıkları nedeniyle vasiyetnamenin iptali
İrade sakatlığı hukuki açıdan iradenin ortaya konulmak istenen sonuç ile uyuşmamasıdır. Bu tür durumlarda hukuki işlemi yapan kişinin korkutulması, aldatılması, baskı altına alınması gibi durumlar veya iradenin hata nedeniyle yanlış şekilde açıklanması yol açabilir. Bu durumda kişinin gerçekleştirdiği hukuki işlem gerçek iradesini yansıtmadığı için iptale konu edilebilir. İşte ölüme bağlı bir tasarruf işlemi olan vasiyetname de vasiyetçinin irade sakatlığı nedeniyle vasiyetnamenin iptali davasına konu edilebilir.
Nitekim TBK m. 504/I hükmü,
“Miras bırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir. Ancak, miras bırakan yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmediği takdirde tasarruf geçerli sayılır”
şeklindeki düzenleme ile mirasbırakanın yapmış olduğu ölüme bağlı tasarruf işlemlerinin irade sakatlığı nedeniyle geçersiz olduğunu belirtmiştir.
3.3. Hukuka veya ahlaka aykırı olması nedeniyle vasiyetnamenin iptali
Hukuki işlemlerin hukuka ve ahlaka uygun biçimde gerçekleştirilmesi geçerlilik şartıdır. Hukuka veya ahlaka aykırılıktan kasıt, hukuki işlemin o işlem için kanunda öngörülen şartlara veya örf, adet ve ahlaki kurallara aykırı biçimde yapılmasıdır.
Ancak yukarıda belirtildiği gibi geçerlilik şartlarını taşımayan ölüme bağlı tasarrufların iptali için vasiyetnamenin iptali davası açılması gerekir. Aksi takdirde, geçersizliğe yol açabilecek nedenler bulunsa bile, ölüme bağlı tasarruf işlemleri kendiliğinden hükümsüz sayılmaz. Nitekim Medeni Kanun’un 557. Maddesi ile geçersizlik nedenlerinin bulunması halinde iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir.
3.4. Şekle aykırılık nedeniyle vasiyetnamenin iptali
Vasiyetnameler yukarıda belirtildiği gibi resmi şekilde vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname olmak üzere üç çeşit olarak düzenlenebilir. Kanunda yazılı vasiyetname türleri sınırlı sayıda olup farklı türde bir vasiyetname düzenlenmez. Mirasbırakanın farklı bir türde vasiyetname düzenlemiş olması vasiyetnamenin iptali nedenidir. Yine mirasbırakan tarafından vasiyetnamenin resmi vasiyetname, el yazılı vasiyetname, sözlü vasiyetname olarak düzenlenmiş olmasına rağmen bu üç vasiyetnamenin gerektirdiği şekil şartlarına uyulmamış olması yine vasiyetnamenin iptali nedenlerindendir. Örneğin resmi vasiyetnamenin düzenlenmesi sırasında tanık olarak bulunması yasak olan kimselerden birinin tanık olarak bulunması.
4. Vasiyetnamenin iptali davası tarafları
Medeni Kanun’un 558. Maddesi ile ““İptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir” hükmü düzenlenmiştir. Hükme göre iptal davasından davacı olabilecek taraflar belirtilmiştir.
Vasiyetnamenin iptali davasında, davayı açabilecek taraflar; vasiyetnamenin hükümsüz kılınmasında çıkarı bulunan mirasçılar ya da vasiyet alacaklılarıdır. Davanın davalısı ise vasiyeti yerine getirme görevlisidir.
5. Vasiyetnamenin iptali davası süre
Vasiyetnamenin iptali davası, davacı yanın iptal sebebini ve kendisinin iptal davası açmaya hak sahibi olduğunu öğrenmesinden itibaren bir yıl ve her halde vasiyetnamelerin açılmasından itibaren iyi niyetli davalılara karşı on yıl iyi niyetli olmayan davalılara karşı ise yirmi yıllık süre içinde açılması gerekir. Söz konusu süreler hak düşürücü süreler olup anılan sürenin geçmesi ile dava açma hakkı düşmektedir. Hak düşürücü süreler hakim tarafından re’sen nazara alınan ve taraflarca davanın her aşamasında ileri sürülebilen dava şartı olan sürelerdir.
6. Vasiyetnamenin kısmen iptali
Kısmen iptal hukuki işlemin tamamının değil iptal nedenlerine bağlı olarak hukuki işlemin bir kısmının iptal edilmesi geri kalan kısmının ise geçerli olarak devam etmesidir. Vasiyetnamenin kısmen iptali mümkündür. Vasiyetnameyi düzenleyen mirasbırakan vasiyetnamede ki bir kısım hükümler ile saklı pay mirasçılarının saklı paylarını ihlal edecek tasarruf isteklerinde bulunmuş olabilir veya vasiyetnamedeki bazı hükümler kanuna ahlaka aykırı olabilir. Bu hallerde vasiyetnamenin tamamı değil iptali gereken hükümler iptal edilecek, böylece vasiyetnamenin kalan kısmı ayakta duracak ve geçerli olmaya devam edecektir.
7. Vasiyetnamenin iptali davası ve Tenkis davası
Tenkis mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarruf işlemi ile saklı pay sahibi mirasçıların saklı paylarını ihlal etmesi halinde ihlal oranında söz konusu tasarruf işleminin iptal edilmesidir. Tenkis davası ise mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruf işleminin tenkisini amaçlayan bir davadır. Bir diğer deyişle tenkis davası, mirasbırakanın yapmış olduğu ölüme bağlı tasarruf işlemi ile miras saklı payları ihlal edilen mirasçıların saklı paylarının korunmasını amaçlayan ve bu amaçla ölüme bağlı tasarrufun saklı payın ihlali oranında ortadan kaldırılmasını sağlayan bir davadır.
Mirasbırakan tarafından vasiyetname ile saklı pay mirasçılarının saklı payları ihlal edilmiş olabilir. Bu halde saklı payı ihlal edilen mirasçılar vasiyetnamenin iptali davası ile beraber tenkis davası açabilir.
8. Vasiyetnamenin iptali davası yetkili ve görevli mahkeme
Vasiyetnamenin iptali davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Yetkili mahkeme ise mirasbırakanın son yerleşim yerindeki mahkemedir. Buradaki yetki hali kesin yetki olup taraflarca aksi kararlaştırılamaz. Kesin yetki halinde davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığı hakim tarafından re’sen nazara alınır taraflarca ise davanın her aşamasında ileri sürülebilir.
Av. Ramazan Bayram / Mayıs 2025


