
Delil tespiti, bir hukuki uyuşmazlığın henüz dava açılmadan önce ya da dava süreci devam ederken, ileride ileri sürülmesi güç veya imkânsız hâle gelebilecek delillerin mahkeme eliyle ve usulüne uygun biçimde belirlenerek kayıt altına alınmasını sağlayan geçici nitelikte bir yargısal koruma yoludur.
Delil tespitinin temel amacı; zamanın geçmesi, eşyanın bozulması, tanıkların unutması veya delilin karşı tarafça ortadan kaldırılması gibi nedenlerle ispat hakkının zedelenmesini önlemek ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına hizmet etmektir. Delil tespiti, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm doğurmaz; yalnızca ileride açılacak ya da görülmekte olan davada kullanılmak üzere delilin varlığını, niteliğini ve durumunu tarafsız biçimde güvence altına alır.
Delil tespiti talebi haklı görülmesi hâlinde keşif yapılmasına, bilirkişi incelemesine veya tanık dinlenmesine karar verebilir. Bu süreçte düzenlenen tutanaklar ve raporlar, esas davada takdiri delil niteliği taşır ve hâkim tarafından serbestçe değerlendirilir
1. Delil Tespiti Nedir?
Delil tespiti, bir uyuşmazlığa ilişkin delillerin ileride kaybolma, değişme veya elde edilmesinin zorlaşması ihtimali bulunduğunda, bu delillerin mahkeme tarafından önceden tespit edilerek güvence altına alınmasını sağlayan usul hukuku kurumudur.
Bu yol, henüz dava açılmamış olsa dahi başvurulabilen ve uyuşmazlığın esasını çözmeyen, yalnızca ispat faaliyetinin sağlıklı biçimde yürütülmesini teminat altına alan geçici bir hukuki koruma niteliği taşır. Delil tespiti sayesinde delilin mevcut durumu tarafsız şekilde kayıt altına alınır ve ileride görülecek davada kullanılabilir hâle getirilir.
Mahkeme, delilin kaybolma veya bozulma tehlikesini değerlendirerek keşif yapılmasına, bilirkişi görevlendirilmesine ya da tanık beyanlarının alınmasına karar verebilir. Bu işlem sonucunda elde edilen tutanak ve raporlar, esas davada bağlayıcı olmamakla birlikte hâkimin takdirine sunulan delilolarak değerlendirilir.
Delil tespit istemi bir dava olmayıp tespit istemidir. Ayrı bir davanın konusu değildir. Zira delillerin tespiti yalnız başına bir davanın konusu olamaz. Burada amaç maddi vakıaların tespitidir.
2. Delil Tespiti İsteminin Şartları Nelerdir?
Delil tespiti isteminin kabul edilebilmesi için, usul hukukunda aranan bazı maddi ve şekli şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar özetle aşağıda açıklanabilir:
2.1. Hukuki yararın bulunması
Delil tespiti talebinde bulunan kişinin, tespiti istenen delilin ileride kaybolma, değişme ya da elde edilmesinin güçleşmesi ihtimali nedeniyle ispat hakkının tehlikeye düşeceğini somut olarak ortaya koyması gerekir. Hukuki yarar yoksa tespit talebi reddedilir.
2.2. Delilin korunmaya muhtaç olması
Talep konusu delilin, zamanın geçmesiyle ortadan kalkma, bozulma veya mevcut hâlini kaybetme tehlikesi taşıması gerekir. Sürekli ve her zaman ibrazı mümkün olan deliller bakımından delil tespiti yoluna başvurulamaz.
2.3. Tespit konusu delilin belirli olması
Tespit talebinde, hangi delillerin tespitinin istendiği açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmelidir. Soyut, belirsiz veya genel nitelikte talepler delil tespiti için yeterli değildir.
2.4. Görevli ve yetkili mahkemeye başvuru
Delil tespiti, esas davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemeden; dava henüz açılmamışsa delilin bulunduğu yer mahkemesinden talep edilmelidir. Yetkisiz veya görevsiz mahkemeye yapılan başvurular usulden reddedilir.
2.5. Delil Tespiti Talebinin usule uygun şekilde ileri sürülmesi
Tespit istemi, yazılı bir dilekçe ile yapılmalıdır. Delil tespiti dilekçesinde taraf bilgileri, uyuşmazlığın konusu, tespiti istenen deliller ve talebin gerekçesi açıkça gösterilmelidir.
2.6. Delil tespitinin esasa ilişkin karar niteliği taşımaması
İstem, uyuşmazlığın çözümüne yönelik değil; yalnızca delilin mevcut durumunun belirlenmesine yönelik olmalıdır. Esas hakkında değerlendirme yapılmasını gerektiren talepler delil tespiti kapsamında kabul edilmez.
3. Delil Tespiti Nasıl Yapılır?
Delil tespiti talebi, medeni usul hukukunda öngörülen usule uygun şekilde ve belirli unsurları içerecek biçimde mahkemeye yazılı başvuru yoluyla yapılır. Talebin geçerli ve incelenebilir olabilmesi için izlenmesi gereken aşamalar şu şekildedir:
3.1. Görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi
Delil tespiti, dava açılmışsa esas davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemeden istenir. Henüz dava açılmamışsa talep, tespiti istenen delilin bulunduğu yer mahkemesine yöneltilir.
3.2. Dilekçe ile başvuru
Talep, yazılı bir dilekçe ile yapılır. Dilekçede tarafların kimlik ve adres bilgileri, varsa vekil bilgileri açıkça gösterilmelidir.
3.3. Uyuşmazlığın ve hukuki ilişkinin açıklanması
Delil tespiti dilekçesinde, ileride açılması muhtemel davanın konusu olan hukuki ilişki ve uyuşmazlık özet fakat anlaşılır şekilde açıklanmalıdır. Bu açıklama, mahkemenin hukuki yararı değerlendirebilmesi açısından zorunludur.
3.4. Tespiti istenen delillerin açıkça belirtilmesi
Hangi delillerin tespitinin istendiği, delilin niteliği ve bulunduğu yer somut biçimde belirtilmelidir. Gerekirse keşif yapılması, bilirkişi görevlendirilmesi veya tanık dinlenmesi açıkça talep edilmelidir.
3.5. Hukuki yararın gerekçelendirilmesi
Delilin ileride kaybolma, bozulma ya da mevcut hâlinin değişmesi ihtimali somut olgularla ortaya konulmalı; delil tespitine neden ihtiyaç duyulduğu açıklanmalıdır.
3.6. Delil Tespiti Harç ve gider avansının yatırılması
Delil tespiti talebi, yargılama giderlerine tabidir. Başvuru sırasında ilgili harç ve gider avansı mahkeme veznesine yatırılmalıdır.
3.7. Mahkemenin incelemesi ve kararı
Mahkeme, talebi dosya üzerinden veya gerekli görürse duruşma yaparak inceler. Talebi haklı bulması hâlinde keşif, bilirkişi incelemesi veya tanık dinlenmesi yoluyla delilin tespitine karar verir.
4. Delil Tespitinde Yetkili ve Görevli Mahkeme
Delil tespiti bakımından görevli mahkeme, ileride açılması muhtemel ya da hâlihazırda görülmekte olan esas davaya bakmakla görevli olan mahkeme veya Sulh Hukuk Mahkemesidir. Tespit için ayrıca ve bağımsız bir görev kuralı öngörülmemiş olup, uyuşmazlığın niteliğine göre asliye hukuk, asliye ticaret, iş, sulh hukuk veya tüketici mahkemeleri görevli olabilir.
Delil tespitinde yetkili mahkeme ise davanın açılıp açılmadığına göre belirlenir. Dava açılmışsa delil tespiti, esas davaya bakan yetkili mahkemeden talep edilir. Henüz dava açılmamışsa, delil tespiti talebi esas davada yetkili olacak mahkemeden istenebileceği gibi, tespiti istenen delilin bulunduğu yer mahkemesinde de ileri sürülebilir. Bu düzenleme, delilin süratle korunmasını ve ispat hakkının zedelenmemesini amaçlamaktadır.
5. Delil Tespiti Kararına İtiraz
Delil tespiti kararına itiraz, bu kararın geçici ve usule ilişkin niteliği dikkate alınarak sınırlı şekilde mümkündür. Tespit kararları kural olarak kesin nitelikte olup, bunlara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulamaz. Ancak bu kesinlik, tarafların usule aykırılıklara karşı itiraz ve açıklama yapma hakkını ortadan kaldırmaz.
Delil tespiti, karşı taraf dinlenmeksizin yapılmışsa, ilgili taraf sonradan tespiti yapan mahkeme önünde itirazlarını ileri sürebilir. Bu itirazlar; yetki ve görev kurallarına aykırılık, hukuki yararın bulunmaması, tespit kapsamının aşılması veya usul hükümlerine uyulmaması gibi hususlara dayanabilir. Mahkeme, itirazı yerinde görürse tespit işleminin düzeltilmesine veya tamamlanmasına karar verebilir.
Ayrıca delillerin tespiti sırasında düzenlenen tutanaklar ve bilirkişi raporları, esas davada bağlayıcı delil niteliği taşımaz. Taraflar, bu belgelere karşı esas dava aşamasında itiraz edebilir, karşı delil sunabilir ve yeniden inceleme yapılmasını talep edebilirler. Bu yönüyle delil tespiti kararına karşı ileri sürülen itirazlar, çoğu durumda esas davada değerlendirilmek üzere saklı tutulur.
Av. Ramazan Bayram


