İtirazın İptali Davası Nedir, Şartları Nelerdir?

İtirazın İptali Davası Nedir?

1. İtirazın İptali Davası Nedir?

İtirazın İptali Davası, ilamsız takibe itirazda bulunan borçlunun itirazının hükümsüz kılınması amacıyla, alacaklı tarafından açılan ve takibin devamını amaçlayan bir davadır. Alacaklı, bu dava ile borçlunun itirazını hükümsüz hale getirmeyi ve alacağına kavuşabilmek için takip hukukuna devam etmeyi istemektedir.

İtirazın iptali davasının hukuki niteliği hakkında görüş birliği bulunmamaktadır. Bir görüşe göre dava yalnızca borçlu tarafından yapılan itirazın hükümsüz hale getirilmesini amaçlaması nedeniyle bir tespit davasıdır. Diğer bir görüşe göre ise borçlunun itirazını hükümsüz kılmanın yanında, aynı zamanda borçlunun borcunu ödemesine yönelik olduğu ve icra inkar tazminatına da hükmedilebildiği için bir eda davasıdır. Yargıtay kimi kararlarında itirazın iptali davasını bir eda davası olarak nitelemekteyken kimi kararlarında ise bir tespit davası olduğunu belirtmiştir.

İcra İflas Kanunu’nun 67. Maddesinde itirazın iptali davası şu şekilde düzenlenmiştir:

“Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali dava açma süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.”

2. İtirazın İptali Davası Şartları

İtirazın iptali davası açılabilmesi için İcra İflas Kanunu’nun 67. Maddesinde de belirtilen kimi şartların bir arada bulunması gerekmektedir. Bu şartlar aşağıda madde madde belirtilmiş ve açıklanmıştır.

2.1. Borçlu Hakkında İlamsız İcra Takibinin Bulunması

İtirazın iptali davası alacaklı tarafından borçlunun icra takibine yapmış olduğu itiraza karşı açılır. Bu nedenle dava açılabilmesi için her şeyden önce, borçlu hakkında ilamsız bir icra takibi başlatılmış olunmalıdır. Borçlu hakkında başlatılan ilamsız icra takibi geçerli bir takip olmalıdır.

2.2. Borçlu Tarafından İcra Takibine Süresi İçinde İtirazda Bulunulmalıdır

Borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın geçerli olması bir diğer şarttır. Borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın geçerli olabilmesi için itirazın yetkili görevli icra dairesine süresi içinde yapılması gerekir. Farklı nedenlerle durmuş bulunan icra takipleri hakkında itirazın iptali davası açılamaz.

2.3. İtirazın İptali Davası Süresi İçinde Açılmalıdır

Alacaklı itirazın iptali davasını borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açmalıdır. 1 yıllık süre hak düşürücü süre olup itirazın alacaklıya tebliği ile başlamaktadır. Borçlunun itirazı alacaklıya tebliğ edilmez ise hak düşürücü süre başlamayacaktır. İcra dairesince borçlunun itirazı üzerine icra takibi durmamış ise dahi bir yıllık hak düşürücü süre işlemeye devam edecektir. Bu açıdan itiraz üzerine takibin durmuş olup olmamasının herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

2.4. Zorunlu Arabuluculuk Şartı

İtirazın iptali davasına konu icra takibindeki alacağın dayanağı ticari, işçilik, kira veya tüketici ilişkisinden kaynaklanan bir alacak ise alacaklının davayı açmadan önce zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurması gerekir.

İtirazın İptali Davası: İcra İnkar Tazminatı

3. İtirazın İptali Davası Sonucu Verilebilecek Tazminatlar

İtirazın iptali davası sonucunda koşulları varsa alacaklı lehine icra inkar tazminatı veya borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilir.

3.1. İcra İnkar Tazminatı

İcra inkar tazminatı borçlu tarafından hakkında başlatılan icra takibine karşı haksız itirazda bulunulmasının önlenmesi amacıyla getirilmiş bir tazminattır. Bu tazminat ile Borçlunun gerçekte varlığını ve miktarını bildiği bir borç nedeniyle hakkında açılan takibe itiraz etmesi engellenmek istenmiştir. Tazminata hükmedilebilmesi için alacaklı tarafından itirazın iptali dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunulması gerekir.

Yine alacağın likit, yani belirlenebilir olması gerekir. Likit olmayan alacaklar nedeniyle başlatılan icra takiplerine karşı borçlunun yapmış olduğu itirazlar haksız değildir. Zira bu halde borçlu, ne kadar borcu olduğunu bilememekte ve borcun miktarının kesin saptanabilmesi için dava yoluna gidilmesi gerekmektedir. Bunun yanında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmiş olunması gerekmektedir.

3.2. Kötü Niyet Tazminatı

Alacaklı lehine icra inkar tazminatı düzenlenmesinin yanında borçlu lehine de kötü niyet tazminatı düzenlenmiştir. Kötü niyet tazminatı ile keyfi biçimde icra takipleri başlatılmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Alacaklının açtığı itirazın iptali davası kısmen ya da tamamen reddedilmiş olunmalıdır. Borçlu tarafından davaya verilen cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmalıdır.

4. İtirazın İptali Davası Arabuluculuk

İtirazın iptali davası ilamsız alacağa bağlı icra takibine yapılan itiraz sonucu açılan bir davadır. Davanın temelinde alacak ilişkisi bulunmaktadır. Alacağın niteliği bu davada arabuluculuk kurumuna başvurulmasını zorunlu hale getirebilir. İcra takibi işçilik, ticari, tüketici veya kira alacağına dayalı ise bu durumda itirazın iptali davasından önce arabuluculuk kurumuna başvurulması zorunludur.

5. İtirazın İptali Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme

İtirazın iptali davasında icra takibinin dayanağı olan alacağın niteliği görevli mahkemeyi de belirler. İcra takibinin dayanağı olan alacak işçilik ilişkisinden kaynaklı ise İş Mahkemeleri, ticari bir alacak ise Asliye Ticaret Mahkemeleri, kira sözleşmesinden kaynaklı ise Sulh Hukuk Mahkemeleri herhangi bir mahkemenin özel görevli olmadığı diğer alacaklarda Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.

Yetkili mahkeme ise icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir.

Av. Ramazan Bayram