Kira Uyarlama Davası

Kira Uyarlama Davası

Kira uyarlama davası, kira sözleşmesinin kurulmasından sonra ortaya çıkan olağanüstü gelişmeler nedeniyle kira bedelinin taraflardan biri açısından hakkaniyete aykırı hâle gelmesi durumunda başvurulan bir hukuki yoldur. Bu davanın dayanağını oluşturan kira sözleşmesi ise, bir taşınmazın veya malın belirli bir süre için kullanılmasını ve bu kullanım karşılığında kiracının kiraya verene belli bir bedel ödemeyi kabul ettiği hukuki bir anlaşmadır.

Kira sözleşmeleri yazılı olabileceği gibi tarafların iradesiyle sözlü olarak da yapılabilir. Bu sözleşme, hem kiracı hem de kiraya veren açısından bir dizi hak ve yükümlülük doğurur. Ancak zaman içinde ekonomik, toplumsal veya hukuki koşullarda yaşanan değişiklikler, taraflar arasında sorunlara yol açabilir. Bu tür anlaşmazlıklar, sözleşmede öngörülen hükümlerle çözülemediğinde, taraflar yargı yoluna başvurmak durumunda kalır. Kira ilişkisinden kaynaklanan sorunların çözümünde en sık başvurulan yollar; tahliye davası, kira tespit davası ve kira uyarlama davasıdır.

Kira uyarlama davası, kira sözleşmesinin yapıldığı tarihteki koşulların, sonradan meydana gelen olağanüstü değişiklikler nedeniyle adaletsiz hâle gelmesi durumunda açılan bir davadır. Taraflar, ekonomik dalgalanmalar, enflasyon artışı veya beklenmedik olağanüstü olaylar nedeniyle kira bedelinin hakkaniyete uygun düşmediğini düşündüklerinde, mahkemeden kira bedelinin yeniden düzenlenmesini talep edebilirler.

1. Kira Uyarlama Davası Nedir?

Kira uyarlama davası, sözleşme tarihinden sonra ortaya çıkan ve tarafların öngöremediği olağanüstü koşullar nedeniyle kira bedelinin adil olmayan bir seviyeye gelmesi durumunda açılan bir dava türüdür. Bu dava, sözleşmeye bağlılık ilkesine zarar vermeden, taraflar arasındaki menfaat dengesinin korunmasını amaçlar.

Uygulamada kira uyarlama davaları genellikle şu durumlara dayandırılır:

  • Yüksek enflasyon ve ekonomik dalgalanmalar,
  • Döviz kurundaki ani değişiklikler,
  • Ekonomik krizler veya pandemi gibi toplumsal olaylar,
  • Kiralanan taşınmazın piyasa değerinde olağanüstü artış veya düşüşler.
Kira Uyarlama Davası Şartları

Türk Borçlar Kanunu’nun 138. maddesi, kira uyarlama davalarına hukuki dayanak sağlar. Bu maddeye göre, sözleşmenin yapılmasından sonra öngörülemeyen ve taraflardan kaynaklanmayan olağanüstü bir durum ortaya çıkarsa, borçludan ifayı dürüstlük kurallarına göre beklemek imkânsız hâle gelir. Bu durumda taraf, mahkemeden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını veya feshedilmesini talep edebilir.

Mahkeme, karar verirken tarafların ekonomik durumunu, sözleşmenin süresini, taşınmazın değerini ve piyasa koşullarını dikkate alır. Amaç, taraflardan birinin haksız biçimde zarara uğramasını önlemek ve kira ilişkisinin adil bir denge içinde devamını sağlamaktır.

2. Kira Uyarlama Davası Şartları

Kira uyarlama davasının kabul edilmesi için belirli şartların bir arada bulunması gerekir. Bu şartlar, Türk Borçlar Kanunu’nun 138. maddesindeki aşırı ifa güçlüğü ilkesi çerçevesinde değerlendirilir.

Kira Uyarlama Davası Şartları şunlardır:

2.1. Geçerli Bir Kira Sözleşmesinin Varlığı

Dava yalnızca geçerli ve yürürlükte olan kira sözleşmeleri için açılabilir. Sözleşme yazılı veya sözlü olabilir. Önemli olan, kiracının taşınmazı belirli bir bedel karşılığında kullanma hakkına sahip olmasıdır. Sözleşme sona ermişse uyarlama davası açılamaz.

2.2. Olağanüstü ve Öngörülemeyen Bir Durumun Ortaya Çıkması

Kira sözleşmesinin kurulmasından sonra, ekonomik, toplumsal veya hukuki koşullarda tarafların öngöremeyeceği ölçüde bir değişiklik meydana gelmelidir. Bu durum, kira bedelini veya sözleşmeden doğan yükümlülükleri taraflardan biri için aşırı derecede ağırlaştırmalıdır.

Örnekler:

  • Aşırı enflasyon,
  • Döviz kurlarındaki sert dalgalanmalar,
  • Ekonomik kriz, pandemi gibi toplumsal olaylar,
  • Kiralanan taşınmazın piyasa değerinde ani değişim,
  • Vergi ve yasal düzenlemelerde beklenmedik değişiklikler.

2.3. Olağanüstü Durum Taraflardan Kaynaklanmamalıdır

Uyarlama talebine konu olan olağanüstü durum, ne kiracının ne de kiraya verenin kusurundan kaynaklanmamalıdır. Örneğin, kiracının kendi işletmesini yanlış yönetmesi sonucu kira bedelini ödeyememesi uyarlama nedeni olamaz.

2.4. Sözleşmenin İfası Dürüstlük Kuralına Göre Çekilmez Hale Gelmelidir

Meydana gelen olağanüstü değişiklik, kira bedelinin ödenmesini veya tahsilini taraflardan biri açısından adaletsiz hâle getirmelidir. Örneğin, sözleşme yapılırken ödenebilir olan kira bedeli, ekonomik koşulların aşırı değişmesi nedeniyle kiracı için ağır bir yük hâline gelmişse bu şart gerçekleşmiş sayılır.

2.5. Tarafın İyi Niyetli Olması

Uyarlama davası hakkaniyeti sağlamak amacıyla açılır. Davacı taraf, yalnızca kendi çıkarını değil, sözleşmenin dengeli şekilde sürdürülmesini de gözetmelidir. Talepler kötü niyetli olmamalı, diğer tarafı zor durumda bırakma amacı taşımamalıdır.

3. Kira Uyarlama Davası Ne Zaman Açılır?

Kira Uyarlama Davası Ne Zaman Açılır?

Kira uyarlama davası, geçerli bir kira sözleşmesi mevcutken ve sözleşmenin yapıldığı tarihten sonra olağanüstü ve öngörülemeyen koşullar ortaya çıktığında açılabilir. Temel ilke, kira ilişkisinin sürdüğü dönemde mevcut kira bedelinin artık taraflardan biri için adil ve makul olmamasıdır.

Kira tespit davasından farklı olarak, kira uyarlama davası için beş yıllık bir süre şartı yoktur; talep, sözleşme süresince ve olağanüstü koşulların ortaya çıkmasıyla birlikte herhangi bir zamanda ileri sürülebilir.

4. Kira Uyarlama Davası Tarafları

Kira uyarlama davasının tarafları, doğrudan kira sözleşmesinin taraflarıdır. Yani dava, sözleşmede hak ve yükümlülüğü bulunan kişiler arasında açılır ve yalnızca bu kişiler açısından geçerlidir.

Davacı: Kiracı veya kiraya veren, kira bedelinin mevcut ekonomik koşullara göre adaletsiz olduğunu düşündüğünde dava açabilir.

Davalı: Sözleşmenin diğer tarafıdır; mahkeme, talepleri değerlendirirken her iki tarafın hak ve yükümlülüklerini gözetir.

5. Kira Uyarlama Davasında Yeni Kira Bedeli Nasıl Belirlenir?

Kira uyarlama davası sonucunda mahkeme, mevcut kira sözleşmesi, değişen ekonomik koşullar, taşınmazın piyasa değeri ve tarafların mali durumu gibi unsurları göz önüne alarak yeni bir kira bedeli belirler.

  • Gerekirse keşif veya bilirkişi incelemesi yapılır.
  • Mahkeme, taraflar arasında sürdürülebilir ve adil bir kira ilişkisinin tesis edilmesini amaçlar.
  • Uyarlama sonucu belirlenen kira bedeli, dava sonuna kadar taraflarca uygulanır.

6. Kira Uyarlama Davasında İhtiyati Tedbir

İhtiyati tedbir, dava sonuçlanmadan önce taraflardan birinin hak kaybına uğramasını veya dava konusu hukuki durumun bozulmasını önlemek amacıyla mahkeme tarafından alınan geçici bir koruma önlemidir.

Taraflar, dava açıldığında mahkemeden ihtiyati tedbir talep edebilir.

Kabul edilmesi halinde, dava sonuçlanana kadar taraflar tedbir kararı doğrultusunda kira bedelini öder veya diğer geçici önlemlere uyar.

Amaç, sözleşmenin geçici olarak dengeli şekilde uygulanmasını ve tarafların mağduriyet yaşamamasını sağlamaktır.

7. Kira Uyarlama Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme

Görevli Mahkeme: Kira uyarlama davalarında Sulh Hukuk Mahkemesi görevli mahkemedir. Bunun nedeni, kira uyuşmazlıklarının sınırlı maddi değerli alacak ve borç ilişkileri kapsamında değerlendirilmesidir.

Yetkili Mahkeme: Kiralanan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu, dava sürecinin somut koşullara uygun şekilde yürütülmesini ve taşınmazla ilgili delillerin kolayca temin edilebilmesini sağlar.

Av. Ramazan Bayram