Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

1. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu’nun 611 ve devamı maddelerinde düzenlenen, iki taraflı ve karşılıklı borç doğuran bir sözleşmedir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı (bakım görecek kişi), ölünceye kadar kendisine bakılması karşılığında belirli bir malvarlığı değerini veya hakkı bakım borçlusuna devretmeyi taahhüt eder.

Sözleşmenin bir tarafı diğer tarafa ölünceye kadar bakma borcu altına girmekte, diğer taraf ise belli bir mal varlığını bakım verene devretmeyi borçlanmaktadır. Taraflardan birinin bir diğerinin bakımını, herhangi bir karşılık olmaksızın üstlenmiş olduğu sözleşmeler ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak nitelendirilemez. Sözleşme rızai nitelikte bir sözleşme olması nedeniyle sözleşmenin kurulması ve hukuki sonuç doğurması için irade beyanlarının birbirine uygun olması yeterlidir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi süre açısından belirsiz sürelidir. Zira bakım veren kişinin sözleşmenin diğer tarafına ne zamana kadar bakım vereceği belli değildir. Sözleşmenin yerine getirilmiş olması için bakım verenin bakım alacaklısının ölümüne kadar edimini yerine getirmesi gerekir.

2. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin Unsurları

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borcu, belli bir mal varlığının devri, süreklilik ve tarafların anlaşması unsurlarını taşımaktadır.

2.1. Bakım Borcu

Bakım borcu, bir kimsenin, başka bir kimseye belirli şartlar altında yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan ihtiyaçları karşılama yükümlülüğünü ifade eden hukukî bir kavramdır. Ölünceye kadar bakma sözleşmesindeki bakım borcu, bu sözleşmenin temel ve asli unsurunu oluşturan yükümlülüktür.

Türk Borçlar Kanunu’nun 611 ve devamı maddelerinde düzenlenen bakım borcu, bakım borçlusunun, bakım alacaklısına yaşamı boyunca gerekli olan her türlü bakım ve gözetimi sağlama yükümlülüğünü ifade eder. Bakım borcu kapsam olarak; beslenme, barınma, temizlik ve giyim, sağlık ve tedavi ile sosyal ve manevi desteği kapsar. Taraflar sözleşme ile bakım borcunun kapsamını genişletebilir.

Bakım borcu sürekli edimli bir borç olup, bakım alacaklısı hayatta olduğu sürece borç devam eder. Yine bakım borcu kişisel nitelikte bir borçtur. Dolayısıyla bakım borçlusunun borcunu yerine getirmesi bizzat kendisinin edimde bulunması ile mümkündür.

2.2. Belli Bir Malvarlığının Devri

Bakım borcunun ifası karşısında bakım alacaklısının belli bir mal varlığını bakıcıya devretme borcu bulunmaktadır. Bakım alacaklısı bu borcunu henüz hayattayken yerine getirebileceği gibi miras hukukuna bağlı olarak ölümünden sonrada getirebilir. Nitekim ölünceye kadar bakma sözleşmesi borçlar hukukuna bağlı ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile miras hukukuna bağlı ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak ikiye ayrılmaktadır.

2.3. Süreklilik

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım borcu altında bulunan kişinin bakma borcu sürekli niteliktedir. Bakım alacaklısı hayatta olduğu sürece bu borç devam etmektedir.

2.4. Tarafların Anlaşması

Tüm sözleşmelerde olduğu gibi ölünceye kadar bakma sözleşmesinde de tarafların anlaşması asli şarttır. Tarafların irade beyanlarının birbirine uygun olması ile sözleşme kurulur.

2. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nasıl Yapılır?

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nasıl Yapılır?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi resmi şekle uyularak yapılan bir sözleşmedir. Resmî şekil, sözleşmenin noter tarafından düzenleme biçiminde yapılması anlamına gelir. Taraflar, noter huzurunda iradelerini açıklar ve noter, tarafların kimliklerini ve sözleşmenin içeriğini doğrulayarak metni bizzat düzenler. Tarafların onayıyla sözleşme imzalanır. Eğer sözleşmede bir taşınmazın devri öngörülmüşse, bu işlem ayrıca tapu müdürlüğünde tescil edilmek suretiyle tamamlanır.

Sözleşmede, bakım yükümlülüğünün kapsamı açıkça belirlenmelidir. Bu kapsam genellikle bakım alacaklısının barınma, beslenme, giyim, sağlık, temizlik ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasını içerir. Yine sözleşmede bakım alacaklısının bakım borçlusuna mal varlığı devrinde mi bulunacağı yoksa bakım borçlusunu mirasçı olarak mı atayacağı açıkça belirtilmelidir. Nihayetinde sözleşmede aşağıda belirtilen unsurlar yer almalıdır:

  • Tarafların kimlik bilgileri,
  • Bakım yükümlülüğünün kapsamı (barınma, beslenme, sağlık, gözetim vb.),
  • Devredilecek mal veya hakkın türü ve değeri,
  • Sözleşmenin yürürlük tarihi,
  • Tarafların karşılıklı hak ve yükümlülükleri,
  • Sözleşmenin hangi koşullarda sona ereceği veya feshedilebileceği.

3. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Şekil Şartı

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin şekil şartı, sözleşmenin geçerliliği açısından zorunlu bir unsurdur. Türk Borçlar Kanunu’nun 611. maddesine göre bu sözleşme, resmî şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.

Sözleşme, yalnızca imzaların noter huzurunda onaylanması (tasdik biçiminde) değil; bizzat noterin kendisi tarafından düzenlenen ve tarafların iradelerini yazılı olarak ifade ettiği bir noter senedi şeklinde yapılmalıdır. Bu şekil şartına uyulmadığı takdirde, yani sözleşme adi yazılı şekilde yapılırsa, sözleşme kesin hükümsüz (butlanla batıl) olur. Dolayısıyla taraflar arasında geçerli bir borç ilişkisi doğmaz.

4. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin Tarafları

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tarafları, bakım alacaklısı ve bakım borçlusudur. Bu iki taraf arasında karşılıklı borç ve edim ilişkisi bulunur.

Bakım alacaklısı, ölünceye kadar kendisine bakılmasını isteyen kişidir. Genellikle yaşı ilerlemiş, hasta, kimsesiz veya yaşamını tek başına sürdürmekte zorlanan kişiler bu konumda bulunur. Bakım alacaklısı, kendisine ömrü boyunca uygun biçimde bakılması ve gözetilmesi karşılığında belirli bir malvarlığı değerini veya hakkı bakım borçlusuna devretmeyi taahhüt eder. Sözleşmenin tarafı olabilmek için ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. Fiil ehliyeti sınırlı olan kişiler ise yasal temsilcilerinin izniyle bu sözleşmeyi yapabilir.

Bakım borçlusu ise, bakım alacaklısına yaşamı boyunca gerekli bakımı sağlama, gözetim ve destek yükümlülüğünü üstlenen kişidir. Bakım borçlusu, alacaklının sağlık, barınma, beslenme, temizlik ve manevi ihtiyaçlarını dürüstlük kuralı çerçevesinde karşılamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, kişisel nitelikte olup genellikle devredilemez. Bakım borçlusu, sözleşmeden doğan görevlerini aksatmadan yerine getirmediği takdirde, bakım alacaklısı sözleşmeyi feshedebilir veya devrettiği malvarlığını geri isteyebilir.

5. Sözleşmenin Sona Ermesi

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, niteliği gereği süreklilik arz eden ve kişisel bir borç ilişkisi doğuran bir sözleşmedir. Bu sözleşme, esas olarak bakım alacaklısının ölümüyle sona erer. Çünkü bakım borcunun amacı, alacaklının yaşamı boyunca ona bakım ve gözetim sağlamaktır. Alacaklının ölümüyle birlikte bu amaç ortadan kalktığından sözleşme kendiliğinden hükümsüz hale gelir.

Bakım alacaklısının ölümünden sonra, bakım borçlusunun yükümlülükleri sona erer ve devredilen malvarlığı veya taşınmaz bakım borçlusunun mülkiyetinde kalır. Ancak sözleşmede özel bir hüküm varsa veya bakım borçlusu yükümlülüklerini ağır biçimde ihmal etmişse, mirasçılar tarafından sözleşmenin iptali veya geri verme davası açılabilir.

Sözleşme yalnızca ölümle değil, bazı özel durumlarda da sona erebilir. Bakım borçlusunun sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi, alacaklıya sözleşmeyi fesih hakkı verir. Bakım borçlusu gerekli özeni göstermiyor, ilgisizlik veya kötü muamelede bulunuyorsa, alacaklı sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir ve devredilen malvarlığının iadesini talep edebilir.

Ayrıca taraflar karşılıklı anlaşarak sözleşmeyi sona erdirebilirler. Bu durumda sona erme, taraf iradeleriyle gerçekleşir ve bu anlaşmanın da geçerliliği için yine resmî şekil aranır.

Sözleşme bakım borçlusunun ölümü ile de sona erebilir. Çünkü bakım yükümlülüğü kişisel nitelikte olduğundan, mirasçılar bu borcu devralmak zorunda değildir. Bu durumda sözleşme kendiliğinden sona erer.

6. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi İptali ve Tenkis Davası

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi iptali ve tenkis davası, bu sözleşmenin miras hukukuyla bağlantılı yönünden kaynaklanan iki önemli hukuki konudur. Bu davalar, genellikle bakım sözleşmesinin muvazaalı şekilde yapıldığı veya mirasçıların saklı paylarını ihlal ettiği durumlarda gündeme gelir.

6.1. Sözleşmenin İptali

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, geçerli olabilmesi için noter tarafından düzenleme biçiminde yapılmalıdır. Bu resmî şekle uyulmadığı takdirde sözleşme kesin hükümsüz (batıl) olur ve iptal edilmesi gerekmez; baştan itibaren geçersiz sayılır.

Ancak sözleşme şeklen geçerli olsa bile, bazı durumlarda muvazaa (gizli amaç) veya irade sakatlığı gerekçesiyle iptal edilebilir. Bu durumlarda şu haller önemlidir:

Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma): Miras bırakan, ölene kadar bakma sözleşmesi yapmış gibi görünse de gerçekte bakım amacı taşımayıp, malvarlığını mirasçılarından kaçırma niyetindeyse sözleşme muvazaalı sayılır. Yargıtay uygulamasına göre, bu durumda mirasçılar sözleşmenin iptalini isteyebilir.

İrade sakatlıkları: Bakım alacaklısı, yanılma, aldatma veya korkutma yoluyla sözleşmeyi yapmışsa, iptal hakkı doğabilir.

Ehliyetsizlik: Bakım alacaklısının fiil ehliyeti yoksa veya ayırt etme gücünden yoksun olduğu sırada sözleşme yapılmışsa, sözleşme geçersiz olur.

Bu durumlarda, sözleşmenin iptaliyle birlikte devredilen taşınmaz veya malvarlığı değerinin mirasçılara iadesi gündeme gelir.

6.2. Tenkis Davası (Saklı Payın İhlali)

Tenkis davası, mirasçının saklı pay hakkının ihlal edilmesi hâlinde açabileceği bir davadır.

Eğer ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle yapılan mal devri, görünüşte bir bakım karşılığı taşımakla birlikte gerçekte bağış niteliğindeyse veya bakım borçlusunun edimi, devredilen malın değerine oranla çok düşükse, bu işlem miras hukukuna göre tasarrufun tenkisine tabi tutulabilir.

Tenkis davası şu hallerde gündeme gelir:

  • Bakım sözleşmesi, bakım alacaklısının ölümünden kısa bir süre önce yapılmışsa,
  • Sözleşme bakım nedeniyle değil, gerçekte bağış amacına hizmet ediyorsa,
  • Devredilen malın değeri, bakım hizmetinin ekonomik karşılığını açıkça aşıyorsa,
  • Mirasçıların saklı payları bu sözleşme nedeniyle azalmışsa.

Bu durumda saklı pay sahibi mirasçılar, sözleşme geçerli olsa dahi, saklı paylarını tamamlamak amacıyla tenkis davası açabilirler. Mahkeme, devredilen malın değerini ve bakım hizmetinin ekonomik karşılığını değerlendirir; orantısızlık varsa, aşan kısmın mirasçılara iadesine karar verir.

7. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedeniyle Muris Muvazaası

Ölünceye kadar bakım sözleşmesi nedeniyle muris muvazaası, uygulamada oldukça sık karşılaşılan ve miras hukukuyla doğrudan bağlantılı bir hukuki durumdur. Bu kavram, görünürde geçerli bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılmasına rağmen, gerçekte miras bırakanın amacının mirastan mal kaçırmak olması hâlinde ortaya çıkar. Bu hallerde:

  • Sözleşme görünüşte ölünceye kadar bakma sözleşmesi olsa da, gerçekte bir bağış niteliği taşır.
  • Amaç, mirasçılardan birine haksız kazanç sağlamak veya diğer mirasçıların miras paylarını azaltmaktır.

Dolayısıyla, sözleşme muris muvazaalı işlem olarak değerlendirilir ve iptal edilebilir. Sözleşme ile devredilen taşınmazlara dair muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açılabilir.

Av. Ramazan Bayram